Google Algoritma Rehberi

Seo Rehberi

Seo Rehberi

Temelde Google Bot adı verilen Google’ın kullandığımı örümcek mantığı ile ilerleyen SEO’yu kavramak için öncelikli olarak Google Bot’u tanımamız gerekiyor. Arama motoru örümcekleri olarak bilinen botlar, internetin tamamını linklerden linklere atlayarak gezip, veritabanına kaydeden yüksek teknolojili programlardır. Google Bot en gelişmiş altyapıya sahip örümceklerden birisidir, rehberimiz içerisinde sıklıkla Google Bot’tan bahsedeceğiz.

Site-dışı SEO İşlemleri

Bu bölümde web sitenizin dışında yapabileceğiniz SEO değişikliklerinde dair bilgiler bulacaksınız. Öncelikle Google’ın siteleri değerlendirme kriterlerine göz atıp, sıralama değişikliklerinin temelini oluşturan arama motoru algoritmalarından bahsedeceğiz. Backlink kavramıyla ilgil bilgiler verdikten sonra, web siteniz için kullanabileceğiniz link edinme methodlarını sizinle paylaşacağız.

google siteleri nasıl değerlendiriyor?

Google’ın bu denli popüler olmasının altında yatan en önemli şey, sunduğu servis çeşitliliğinden öte isabetli arama sonuçları olsa gerek. Pek çoğumuz Google ile tanışma hikayesini bile hatırlamadan internet tarihi boyunca Google kullanmışızdır. Yabancı SEO forumlarında sıkça kullanılan kavramlardan biri olan Reverse Engineering yani tersine mühendislik sistemini kullanarak Google’ı anlamaya çalışalım. Bunun için yaklaşık 13 sene geriye gidip Stanford Üniversitesi’nde master yapan iki öğrenci olan Larry Page ve Sergey Brin‘in üzerinde çalıştıkları proje olan PageRank’i incelememiz gerekiyor. 1998 senesi aslında internetin en büyük arama motorunun web ile tanışması için oldukça geç bir tarih. Google piyasaya girmeden önceki dönemde hüküm süren Yahoo ve Altavista’nın arama sonuçlarını sitelerin üst kısımlarında yer alan metatag etiketlerine ağırlık vererek yapıyor olması pek çok suistimali de beraberinde getirmişti. Pek çok webmaster bu durumu manipüle ederek web sitelerinin kolayca üst sıralarda yer almasını sağlıyordu. İşte tam bu noktada sitelerin kalitelerini belirleyecek yeni bir algoritmaya ve sisteme ihtiyaç vardı ve bunun sonucunda PageRank™ doğmuş oldu.

PageRank nedir ve tam olarak nasıl çalışıyor?

Pagerank’ı en net şekilde ifade etmek için Web’in demokrasisi adını verebiliriz. Yani dünya üzerine eşitliği(!) sağlayan demokrasi durumunun bir benzerini internete yaratan bu ikili bugün sadece 23 bin çalışan ile 24 milyar dolar ciro yapmanın sırrını bu sisteme borçlular. Google’ın bu algoritmayla yarattığı fark öyle gözle görülürdü ki, kısa bir süre içerisinde inanılmaz bir büyüme sağlayarak sektörde büyük bir kullanıcı yüzdesine sahip oldu. Algoritmayı biraz daha netleştirmek için bir görsel kullanalım.

pagerank algoritmasi icerik ve seo

Görselin oldukça karışık göründüğünün farkındayım ama anlattığımda ne kadar basit bir mantık üzerinden işlediğini göreceksiniz. Demoktasi sisteminden bahsettik ancak buradaki demokrasi, bizim bildiğimiz demokrasiden biraz daha farklı.

  • Burada oy vermek, bir siteye bağlantı vermek anlamına geliyor. Yani sizin bir sitenin yararına çalışma yapmanız için, o siteye link vermeniz gerekir.
  • Bu demokrasi sisteminde, herkes eşit değildir! Hiç link almamış bir sitenin vereceği link ile, binlerce linke sahip büyük bir siteden alınacak link denk değildir.
  • Seçim genellikle üç ayda bir tekrarlanır ve kazananlar 10 üzerinden bir puan ile ödüllendirilirler. Genellikle Türkiye’de 1 ile 6 arası değişen bu ortalama üniversite sitelerinde 9′a kadar ulaşabilmektedir.
  • Tüm katılımcı siteler genellikle üç ayda bir sonuçları güncellenen PageRank değerlerini PageRank sorgulama siteleri üzerinden öğrenebilirler.
  • Öğrendikleri bu değer, hem edindikleri linklerin Google gözündeki değerlendirmesi hem de link verirken yaptıkları katkıyı belirten bir değeri ifade eder.

Sanırım yukarıdaki 5 madde PageRank sistemini oldukça net bir şekilde kavramınızı sağlamıştır. PageRank 2006 yılına kadar oldukça aktif bir algoritma idi ancak günümüzde bu sistemin de açıklarından faydalanılarak üst sıralarda yer alınması sürecinin kolaylaşması sonucu Google pek çok alternatif önlem aldı.  2011 yılını değerlendirdiğimizde, temel olarak PageRank algoritması yukarıdaki 5 kurala da sadıktır ancak bu kadar sade olmanın çok dışında, daha kompleks bir sistem içerisinde çalışmaktadır. Temel eğitiminizi tamamladıktan sonra sitemizde yayımlanacak diğer yazıları inceleyerek, bahsettiğim kompleks sistemlerin mantıklarını çok daha kolay kavrayabilirsiniz.

Tek etken PageRank mi? Nasıl link edineceğim?

Elbette tek etken PageRank değil. TrustRank, Hilltop, HITS ve Orion algoritmaları gibi çok çeşitli algoritmalar sözkonusu. Her biri farklı bir kritere göre sitenizi değerlendiriyorken, tüm algoritmalar çerçevesinde güven telkin edebilmek oldukça zor görünebilir ancak temeli kavradıktan sonra bu düzene uygun siteler yaratacaksınız ve Google başarısı sizin her yeni sitenizde aşina olduğunuz bir standart haline gelecek.

Link edinme konusu günümüzde başlı başına bir sektör haline gelmiş durumda. Dışarıdan aldığınız her bir bağlantıya verilen isim olan backlink ne yazık ki kolay kolay edinilebilen bir şey değil,en azından Türkiye şartlarında. Gerek içerik haklarını koruyan yasal prosedürlerin yeterince gelişmemesi, gerekse başta blog yazarları olmak üzere pek çok webmasterın link vermek konusundaki bencillikleri dolayısıyla ne yazık ki link edinebilmek oldukça zorlaşıyor. İçeriğinizin kaliteli olduğunu görerek, blogunda paylaşmak isteyen çoğu yazar link vermek yerine “alıntıdır“ yazısını koymayı tercih ediyorlar, tabii bunu yapanlar dahi küçük bir azınlık genellikle kendi metinleri gibi yayımlıyorlar. Hâl durum böyle olunca, PageRank değeri en yüksek şahıs siteleri dünya ortalamsının çok altında kalıyor.

Başarılı bir link stratejisi oluşturmak için aşağıdaki 10 öneriyi kesinlikle gözardı etmeyin.

1) Bu konuda hizmet veren BacklinkPaketleri.com benzeri bir kuruluş ile anlaşmanız veya forumlardaki link alım/satım bölümlerinden link satın almanız. (detaylı bilgi için satıcılara ulaşın)
2) Kaliteli içerikler üreterek insanların link vermesini beklemek veya internet üzerinde  makalenizi paylaşıp linkinizi paylaşım içinde muhafaza ederek link edinmek. (Google tarafından önerilen)
3) Sitenizi DMOZ ve benzeri kaliteli web dizinlerine eklemek. (sınırlı miktarda tavsiye edilir)
4) Sitenizin çeşitli bloglarda tanıtımını sağlayan özgün tanıtım yazıları satın almak. (tavsiye edilir)
5) Ücretsiz blog servislerini kullanıp, özgün içerikler üreterek kendi backlinklerinizi oluşturmak. (çok yoğun iş gücü gerektirir)
6) Çeşitli SEO araçları kullanarak, kendi backlinklerinizi oluşturmak. (acemilere kesinlikle önerilmez)
7) Her ne kadar günümüzde etkili olmasa da, forumlardaki link değişimi bölümlerini kullanmak veya para karşılığı link satın almak. (tavsiye edilmez)
8) Yüzlerce yere aynı anda backlink ekleyen ücretsiz servislerden faydalanmak. (kesinlikle tavsiye edilmez)
9) Arama motorlarına kayıt adı altında SEO yaptığını iddia eden servislerden faydalanmak. (kesinlikle tavsiye edilmez)
10) Ücretsiz SEO Danışmanlığı adı altında, web sitelerinizin şifrelerini edinme talebinde bulunan kişilerden yardım almak. (kesinlikle tavsiye edilmez)

site dışı seo sadece linklerden mi ibaret?

Tabii ki hayır. Site-dışı SEO’da etkili faktörlerin başında tıklanma oranı farklılığı, domain yaşı ve ziyaretçinin sitede kalma süresi (Google Analytics için geçerli) geliyor.

Tıklanma oranı farkındalığı olarak tanımlanabilecek olan aksiyon sitenizin ilk sayfaya çıktıktan sonra üst sıralara yükselmesi sürecinde oldukça etkili ve sağlam bir mantık üzerine kurulu. Bir sonraki bölüm olan site-içi seo alanında detaylı olarak bahsedeceğimiz title,metatag ve description kavramlarının büyük bir etki yarattığı bu sıralama faktöründe sitenizin çarpıcı başlıklara sahip olması büyük önem arz ediyor. Örneğin; Google’da televizyon fiyatları” araması yapan bir kullanıcı, fiyat olarak en uygun televizyon satış sitelerini aradığı için cimri.com, akakce.com ve ucuzu.com gibi bilindik fiyat karşılaştırma sitelerini tıklayacaktır. Fiyat karşılaştırma sitesinin 6. sırada olduğunu varsayalım, ilk sıralarda yer alan e-ticaret sitelerinin satış sayfaları yerine pek çok kullanıcı normal tıklama oranını aşacak şekilde 6. sıradaki kullanıcıyı tıklıyorsa bu durum Google tarafından “keyword ile ilgili olan site” durumuyla değerlendiriliyor ve tıklanan sitenin üst sıralarda yer alması oldukça kolaylaşıyor. Bu durumdan ötürü sitenizle ilgili kullanıcıyı tıklamaya sevk edecek başlıklar oluşturmalısınız.

Domain yaşı ise, isminden anlaşılacağı üzere alan adının kayıt edildiği tarih ile ilgili olan bir durum. Google’ın web sayfalarını nitelerken kullandığı değerin PageRank olduğundan bahsetmiştik. Sıralamada etkin olan bir diğer algoritmanın adı da TrustRank yani Google’ın sitenize ne kadar güvendiğini ifade eden bir değer. Bunu sorgulayabilmek mümkün değil, tamamen  Google verimerkezlerinde tutulan bu datanın yükselmesinde en çok etkili olan konulardan birinin domain yaşı olduğu biliniyor. İnternet sektörüne ne kadar erken girdiyseniz, SEO konusunda o kadar avantajlısınız. Astronomik rakamlar ödeyip SEO ile uyumlu ve yaşlı bir domain satın almayı da deneyebilirsiniz ancak domain yaşı en önemli kriter değil. Her zaman için yeni kayıtlanan bir domain ile de SEO konusunda başarılı olabilmek mümkün.

Ziyaretçinin sitede kalma süresi de bu alanda etkili olan bir diğer faktör. Ancak bilinenin aksine bu durum her zaman için geçerli değil. Google’ın bir ziyaretçinin sitenizde ne kadar kaldığını bilebilmesi teknik olarak mümkün değil. Ancak Google Analytics kullanıyorsanız, bu veriyi Google ile paylaşıyorsunuz demektir. İşte kritik nokta da tam burada. Ziyaretçilerinizin uzun süre vakit geçireceği eğlenceli bir blog ve forum etkileşimine sahipseniz kesinlikle Google Analytics kullanmalısınız! Çünkü uzun süreli ziyaretler, sitenizin kaliteli olduğunu gösterir ve bu veriyi Google Analytics kullanarak paylaşıyor oluşunuz büyük bir avantaj sağlar. Elbette her web sektörü için bu değişken olabiliyor. Flash oyun veya dizi sitelerinde kullanıcıların sitede kalma sürelerinin çok yüksek olması sebebiyle Google sitede kalma süresini hesaplama imkanı bulamadığı Analytics kullanmayan sitelere karşı özel bir cezalandırma uygulamıyor. Ancak yine de üstteki bilgileri akılda tutmakta fayda var.

ziyaretçinin sitede kalma süresi (Google Analytics içib geçerli )

Site-içi SEO İşlemleri

Site-dışında yapılan SEO çalışmaları, SEO’nun en çok etki sağlayan tarafı olarak açıklanabilir. Ancak bir site her ne kadar backlink sahibi olursa olsun SEO’ya uyumlu bir altyapıya sahip olmadıkça potansiyelini tam olarak ortaya çıkaramaz. Bu sebepten ötürü, site-içi SEO çalışmaları oldukça kritik bir önem arz ediyor. Bu çalışmaların neler olduğuna geçmeden önce Google gibi düşünmek ne demek, ona göz atalım. Tersine mühendisliğin getirdiği avantajı kullanarak, sitemiz için en ideal site-içi optimizasyon değişikliklerinin ne olduğuna bu şekilde karar verebiliriz.

nasıl google gibi düşünebilirim?

Google gibi düşünebilmek için, rehberin en başında bahsettiğimiz Google Bot’un neler yaptığını tekrar edelim. Bahsettiğim üzere, Google Bot linklerden linklere atlayarak siteleri veritabanına kaydeden gelişmiş bir yazılım. Ancak bu kadar veriyi kendi içinde nasıl değerlendirdiği ve sıralamayı neye göre yaptığı bizim asıl ilgi duyduğumuz konu. Yüzbinlerce petabayt büyüklüğündeki olan bu veriler değerlendirilirken aslında çok basit bir değerlendime mantığı kullanılıyor. Bilgisayar’ın çıkış noktasının insanın yaptığı işlemleri kolaylaştırmak olduğu prensibine dayanırsak, Google’ın her siteye bir dergi gibi baktığını düşünebiliriz. Ele aldığı verinin ne ile ilişkili olduğu kısmı da, bizim mantığımızda dergi kapağını incelememize karşılık geliyor. Bir derginin ne hakkında olduğunu incelemek için öncelikle kapağındaki başlığa ve içeriğine bakarsınız. İşte Google’ın da yaptığı şey tam olarak böyle. Title adı verilen başlıklandırmalar Google’ın öncelikli kriterleri arasında yer alıyor. Sonrasında bu dergiye yönelik açıklamaları ve kapakta yer alan özet içerikleri incelemek istersiniz. Google da description etiketine ve sitenin kategorilerine göz atarak öncelikli kategorizasyon işlemlerini tamamlıyor. Elbette dünyanın en büyük arama motorunun bu kadar basit bir şekilde sıralama yapması sözkonusu olamaz. Daha sonra dergi sayfalarını çevirip, başlıkları inceler yazıya göz atarız. İşte tam bu noktada Google’ın içerik başlıklarıanahtar kelime yoğunluğu ve yazının ilk 50 kelimesine verdiği önemi anlayabiliyoruz. Ayrıca derginin ne kadar düzgün göründüğü ve matbaadan herkes tarafından okunabilir bir şekilde çıkması da önemlidir. Bu mantığın Google karşılığı da tasarımın CSS ile düzenlenmiş olması ve W3C kriterlerine karşılık geliyor. Bunca karışık terimin arasında sizi daha fazla boğmadan basitleştirilmiş ve detaylı anlatıma geçiyorum.

derginin kapağını yani title etiketini inceliyoruz

Dergi örneğinde bahsettiğimiz üzere, öncelikli olarak incelenecek veriler dergi kapağındaki başlıklardı. Web sitesini bir dergi olarak düşünürseniz kapak bölümüne karşılık gelen değerin de anasayfa olduğunu anlayabilirsiniz. Tarayıcıların üst kısmında pencerenin üstünde yer alan bölümün HTML dünyasındaki karşılığına title etiketi deniliyor. Bu etiketi kullanarak sadece sayfanızın pencereler üzerinde yazacak ismini değil, aynı zamanda Google için en önemli kriterlerden birinin karşılığını hazırlamış oluyorsunuz.

title etiketini ve basliklandirmayi goestermek ici icerik ve seo

Resimde oklarla gösterilen bölümleri incelediğimizde, dergimizin kapak manşeti olan title’ı kullanarak en üstteki bordo renkli ok ile gösterilmiş olan bölümü düzenlemiş oluyorsunuz. Bu bölüm head etiketleri arasında kalan kısma karşılık geliyor. Kırmızı ok ile ilgili detaylı bilgiyi “başlıklandırma sadece  bunlarla mı sınırlı?” bölümünde bulacaksınız.

Aşağıdaki kodları inceleyerek, title etiketinin nereye yerleştirilmesi gerektiğini görebilirsiniz.

[html highlight=”3,4,5″]
<head profile=”http://gmpg.org/xfn/11″>
<meta http-equiv=”Content-Type” content=”text/html; charset=UTF-8″ />
<title>Anahtar kelimenizi içeren başlık.</title>
<meta name=”description” content=”Anahtar kelimenizi içeren açıklama.” />
<meta name=”keywords” content=”Kelime 1, Kelime 2, Kelime 3″ />
</head>
[/html]

Dergi sayfalarını incelemeye geri dönmeden hemen önce, sitemizi değerlendirirken Google’ın kullandığı önemli ölçüde değerli olan meta etiketlerini detaylı olarak inceleyelim. Meta etiketlerinden olan title pencere başlığı olarak gösteriliyor olmasına karşın, description ve keyword etiketleri sayfa üzerinde herhangi bir görüntü oluşturmuyor. Bu etiketler sadece arama motorları tarafından okunuyor. Burada dikkat etmemiz gereken şey, bu etiketler içerisinde hedef anahtar kelimemizi sıklıkla geçirmemiz. Ancak bunu abartılacak bir noktaya getirirsek, aksine ceza alma durumumuz sözkonusu olabilir. Çünkü site içerisinde yapılan tüm değişikliklerden webmaster sorumludur ve bunun doğal sonucu olarak siteyle ilgili yapılan spam değişikliklerden ötürü cezalandırma yoluna gidilebilir.

İdeal kullanımı daha belirgin bir hale getirmek için bir örnek üzerinden gidelim. Site-içi SEO’da örnek olarak aldığımız “televizyon fiyatları” kelime grubu için hazırlanmış bir örneği ele alalım.

[html highlight=”3,4,5″]
<head profile=”http://gmpg.org/xfn/11″>
<meta http-equiv=”Content-Type” content=”text/html; charset=UTF-8″ />
<title>Televizyon Fiyatları Karşılaştırma Sitesi</title>
<meta name=”description” content=”Televizyon fiyatları arasında karşılaştırma yapmanıza imkan sağlayan bir web sitesi.” />
<meta name=”keywords” content=”televizyon fiyatları, lcd tv fiyatları, led tv fiyatları” />
</head>
[/html]

Yukarıdaki örnekte görüldüğü üzere, anahtar kelimeleri ölçülü bir şekilde kullanmak önem arz ediyor. Description etiketini seçerken mutlaka dikkat etmeniz gereken bir nokta daha var. Yazdığınız açıklama, Google aramaları sonuçlarında çıkan açıklama bölümünde listelenecektir. Bu sebepten ötürü seçtiğiniz title ve description büyük önem arz ediyor. Aşağıdaki örnekte gördüğünüz başlık title etiketine karşılık geliyorken, alttaki açıklama da description etiketine karşılık geliyor. Site-dışı SEO’da da belirttiğimiz tıklama oranı farklılığı gözönüne alındığından ötürü, arayan kullanıcının amacını analiz ederek buna göre tıklamaya sevk eden başlıklar seçmeniz de büyük önem arz ediyor.

description etiketinin googleda goeruenuemuenue go icerik ve seo

Örnek model olarak sergilediğimiz “televizyon fiyatları” aramasının ilk sırasında yer alan akakce.com’un hazırladığı örnek  title ve description’ı inceleyebilirsiniz.

Meta etiketleri h azırlarken  karakter limitleri olduğunu da unutmamanız gerek.

  • Title etiketi için maksimum 70 karakter.
  • Description etiketi için maksimum 160 karakter. (uzun olması durumunda Google tarafından üç nokta ile kısaltılır)
  • Keywords etiketi için maksimum 8 kelime.

Meta etiketleri her ne kadar en çok bilinen SEO tekniklerinden olsalar da description ve keywords etiketlerinin günümüzde çok da etkili olduğunu söyleyemeyiz.

başlıklandırma sadece bunlarla mı sınırlı?

Dergi konusuna geri dönüş yapalım, dergilerde listelenen haber ve makalelerin de başlıkları büyük önem arz eder. Bunun web’e uygulanmış şekli de alt sayfaların başlıklandırılması tekniğidir. Bir blog sitesini ele alacak olursak, yayımlanan yazıların başlıklarında hedef kelimelerin yer alması büyük bir önem taşır. Buna karşın tüm başlıkların hedef kelimeleri içermesi de doğru bir kullanım değildir. Sayıyı çok fazla abartmadan, başlıklarınız içerisinde anahtar kelimenizi veya ona ait bir kelimeyi kullanmalısınız. SEOZEO.com için geçerli anahtar kelimenin seo olduğunu göz önüne alırsak, başlıklarımızın çoğunda SEO kullanımı olduğunu fark edebilirsiniz.

Başlıklandırma sırasında kullanılan html etiketi de önemlidir. Özellikle heading etiketi olarak bilinen h1-h2-h3 etiketlerinin hiyerarşi içerisinde kullanılmasına dikkat etmelisiniz. Genellikle üst sıralarda yer almak isteyen sitelerin anahtar kelimelerini h1 etiketi içerisinde kullanmlarının öneminden bahsedilir. Ancak bunun akıcılığı da oldukça önemlidir. Bizim önerdiğimiz kullanım ise;

[html]
<h1>Üstte yer alacak anahtar kelimenizi içeren başlık</h1>
<h2>Blog yazıları veya alt bölümlerde kullanacağınız başlık</h2>
<h3>Yazı içerisinde alt başlıklar için kullanacağınız başlık</h3>
[/html]

Bu konudaki örnek kullanımları incelemek için şu an okuduğunuz “Yeni Başlayanlar için SEO Rehberi” yazısındaki başlıklandırma methodlarını inceleyebilirsiniz.

öncelikli anahtar kelimeleri nasıl belirtirim?

Siteye eklediğiniz içeriklerin ilk 25 ve 50 kelimesinin özel olarak değerlendirileceğini bilmeniz gerekir. İçerikle ilgili bir özet niteliği taşıyan giriş cümlelerine Google’ın önem verdiğini göz önüne alarak, bu alanlarda anahtar kelimelerinizi sıklıkla geçirmeye gayret etmelisiniz.

anahtar kelime yoğunluğu nedir?

Anahtar kelime yoğunluğu, bir içerik içerisinde kullanılan tüm kelimelerin içeriğin geneline olan oranıdır. Örneğin, SEO konusunda bir makale yazılıyorsa bu makale içerisinde sıklıkla SEO kelimesinin geçiyor olması muhtemeldir. Bu sebepten ötürü hazırladığınız içeriklerde ilgili kelimenin sıklıkla geçmesine dikkat etmeniz pek çok SEO uzmanı tarafından önerilir. Buna karşın bazı SEO otoriteleri bunun artık kaydadeğer bir önem taşımadığını iddia ediyor. Başarılı sonuçlar için bu kriteri de gözardı etmeden içerik üretmenizi öneririm. Ayrıca başlıklar ile keyword uyumu yakalayan yazılar yazmak da oldukça önemli.

Anahtar kelime yoğunluğunu elbette tek tek ölçmek zorunda değilsiniz. Bu konuda hizmet veren çok sayıda program ve eklenti var. Bunları maddeler halinde listeleyelim;

  • WordPress için hazırlanmış olan Keyword Density Checker eklentisi blogunuza yazı yazarken anahtar kelimelerinizi analiz etmenize yardım ediyor.
  • Internet Explorer, Firefox, Google Chrome, Safari için en başarılı SEO eklentilerinden olan SEO Quake‘e ait olan Keyword Density modülünü kullanabilirsiniz.
  • Tüm web siteleri için kullanbileceğiniz SEOBook.com’un Keyword Density Analyzer aracı oldukça faydalı.

İdeal anahtar kelime kullanım yüzdesi kelime grupları içinde tekrarlı tekil kelimeler için %8 civarı olmakla birlikte çoklu kelime grupları için %6 civarlarına kadar düşürülebilir.

anahtar kelimeleri vurgulamanın önemi

Anahtar kelimelerinizi yazı içerisinde geçirirken farklı bir renk ile belirtmeniz veya kalın-italik-altı çizili biçimlerle vurgulamanız önemlidir. Dergi mantığı üzerinden ilerlediğimizde, bu tip kelimelerin içeriğe dair önemli ipuçları verdiğini gözönünde bulundurursak Google’ın neden bu veriyi değerlendirdiğini daha net anlayabiliriz. Ancak bunun da son derece suistimal edilen bir SEO tekniği olması ve ziyaretçiye hoş bir görüntü sunmadığı için, SEOZEO ekibi olarak anahtar kelimeleri değil, dikkatinizi çekmesi gereken bölümleri vurgulamayı tercih ediyoruz.

kategorizasyon ve listelemede seo kriterleri

HTML etiketleri içerisinde, listelemek için kullanılan <li> elementi de her ne kadar bilinmese de SEO açısından önem arz ediyor. Bu sebeple kategori seçimlerinde SEO’yu uygun davranmanın gerekliliğini vurguluyoruz. Ancak her zaman anahtar kelimenizi kullanmak zorunda değilsiniz. Google’ın gelişmiş algoritmaları, anahtar kelimenizle ilişkili olan diğer kelimelerin de site içinde aranmasını sağlar. Öyle ki, SEO ile ilgili bir sitenin SEO ile ilgili olup olmadığını ölçmenin tek methodu SEO kelimesinin ne sıklıkla geçtiği değil benzer ve ilgili terimler olan PageRank, backlink, TrustRank gibi kelimelerin de ne sıklıkla kullanıldığıdır. Özellikle <li> etiketi ile listelenmiş olan maddeler arasında yan kelimelerin ve anahtar kelimelerin yer alması oldukça önemlidir.

alanadı seçimi ve seo

Domain veya doğru kullanılış şekliyle alanadı seçimi SEO üzerinde en çok etkili faktörlerden birisidir. Özellikle anahtar kelimenin domainde geçiyor olması Google tarafından önem verilen bir değerdir. Bu sebepten ötürü yeni projelerinizde mutlaka anahtar kelimenizi içeren domainler edinmenizi öneririz. Domain satın alımlarında uzantının da SEO’ya etkisi çok büyüktür. Türkiye için yapılan projelerde, öncelikli olarak .com, sonrasında .com.tr / .org / .net / web.tr.gen.tr / .tv / .meweb.tr / .biz.info kullanmanızı öneririz.

Ancak burada da dikkat edilmesi gereken bazı kurallar var. Bunları daha net olması için bir örnek üzerinden inceleyelim. Hedef kelimemiz televizyon fiyatları olsun.

  • televizyonfiyatlari.com => .com.tr / .org / .net / web.tr / .gen.tr / .tv / .me / web.tr / .biz / .info
  • televizyon-fiyatlari.com => .com.tr / .org / .net / web.tr / .gen.tr / .tv / .me / web.tr / .biz / .info
  • ucuztelevizyonfiyatlari.com => .com.tr / .org / .net / web.tr / .gen.tr / .tv / .me / web.tr / .biz / .info

Mümkün mertebe arada (tire) işareti yer alan domainleri tercih etmemelisiniz. Ancak zorunlu kaldığınızda başka alternatifiniz olmayabilir. Üçüncül bir seçenek olarak ek bir kelimeyle kombine etmenizi öneririm. Ayrıca son günlerde epey gündemde yer alan türkçe karakterli domainleri kullanmanızı önermiyorum.

Bilinen bir diğer önemli konu ise alan adlarının karakter olarak uzunluğunun sınırlandırılmasının gerekliliği. Long tail olarak bilinen, bir kaç kelimeden oluşmuş anahtar kelimelerde üst sıralarda yer almak için oluşturulan sitelerin engellenmesi için yaratılmış olan bu sisteme göre, 20 karakterden uzun domainler satın almanız düşük bir güven ile başlamanız anlamına geliyor. Ayrıca domaininiz içinde kesinlikle ikiden fazla tire (-) yer almamalı.yi

link yapılarında seo düzenleri

Her web sitesinin link yapısı vardır. Bunu alt sayfaları ziyaret ederek kolaylıkla görebilirsiniz. SEO için uygun yapılar parametre içermeyen ve içerik ile uyumlu olanlardır. İki farklı link yapısını örnek olarak ele alıp yorumlayalım;

SEO’nun çok yaygın olmadığı ilk yıllarda tüm hazır scriptler için özel link yapıları modülleri yazdırmak zorundaydık ancak günümüzde bu teknik öylesi yaygınlaştı ki pek çok sistemin varsayılan halinde dahi seo uyumlu linkler bulunuyor. İdeal olan link yapısı, her daim başlığınızı veya içeriğinizin ne olduğuna dair bir özet içeren link yapısıdır. Şayet kullandığınız sistemde de linkleriniz parametreler içeriyorsa bir yazılımcıyla görüşerek sisteminiz üzerinde değişiklikler yapmanızda fayda var.

site-içi linklemelerde seo uyumu

Site içinde alt sayfalarınızı linklerken de SEO uyumuna dikkat etmelisiniz. Daha önceden bahsettiğimiz üzere Google sadece anahtar kelimenizi değil, onunla ilişkili olan diğer kelimeleri de tanımlayabiliyor. Doğal olarak alt sayfalarınıza link verirken de anahtar kelimelerinizle ilişkili olmalarına dikkat etmelisiniz. Özellikle önerdiğim SEO işlemlerinden birisi de hedef kelimenizle ilgili alt sayfalar oluşturmak. Bu konu her ne kadar anahtar kelime araştırması ile ilgili bir konu olsa da, özet olarak yapmanız gerekenleri listeleyeceğim. Yine örnekler üzerinden giderek can sıkıcı olmayan ve anlaşılır bir anlatım sunmaya gayret edeceğim.

Öncelikli olarak anahtar kelimemizi televizyon fiyatları olarak belirleyelim. Bu alanda açacağımız alt sayfaları belirlerken hayal gücümüzü değil Google Adwords Keyword Aracı‘nı kullanacağız. Link üzerinden keyword aracına girdikten hemen sonra dil ve ülke seçeneklerinin Türkiye için ayarlanıp ayarlanmadığını incelemeyi unutmayın. İlgili boşluğa “televizyon fiyatları” yazdıktan hemen sonra “Yalnızca arama terimlerimle yakından alakalı fikirleri göster” seçeneğini işaretli hale getirerek aramamızı yapıyoruz. Çıkan sonuçları, Genel Aylık Aramalar‘a göre sıralamayı unutmayın.

google adwords ile anahtar kelime arastirmasi yapi icerik ve seo

Yukarıda gördüğünüz tüm sonuçları kullanarak alt sayfalar üretebilirsiniz ve bu alt sayfaları kullanarak trafik elde edebilirsiniz. Tek başına bir sayfayı bir kelimeye göre optimize etmek hem çok daha kolay olacak, hem de çok daha başarılı sonuçlar sağlayacaktır. Buna ek olarak anasayfanızdan bu tip alt sayfalar oluşturup bunlara link sağlamanız, sitenizin ana kelime olana televizyon fiyatları kelimesinde de yükselmesini sağlayacaktır.

sayfalar arası link aktarımı

Özellikle büyük bloglarda sıklıkla görebileceğiniz üzere, genel bir konudan bahsediyorken bu alanda daha spesifik olarak yazılmış bir başka yazıya link verildiğini görürürüz. Bu durum hem kullanıcı navigasyonunu arttırıyorken, aynı zamanda sitedeki hangi içeriklerin birbirleriyle konu olarak yakın olduklarına dair Google’a ipucu verir. Pek çok içeriğin birbiriyle bağlantılı oluyor olması da, sitenin alanında nitelikli ve geniş bir bilgi arşivine sahip olduğunu gösterir.

bencil davranmayın, link verin

Özellikle blog sitelerinde yaygın görülen bir anlayış Google’a link vermek. Mit olarak da adlandırılan SEO efsanelerinden birisi de Google ve benzeri yüksek PageRank değerli sitelere link vermek üzerine. Aslında burada yanlış anlaşılmış bir mantık sözkonusu. İçeriğinizle ilgili olan otorite sitelere link vermeniz, sitenizi her zaman değerli kılacaktır. Örneğin blog yazılarından ilgili konulara çıkılan linkler, yazıyı oldukça değerli kılabilmekte. Ancak bu mantığın yanlış anlaşılarak, her sayfadan belirli bir siteye link vermek olarak anlaşılması doğru olmaz. Sadece alt sayfalarınızdan, ilgili konulara link vermekte bencil olmayın. Bunun için ekstra bir düzenlemeye gerek yok, zaten blogları okudukça link verilecek yerler konusunda çok daha emin olabilirsiniz.

özgün ve güncel içerikler üretin

SEO ile ilgili belki de en geçerli ve en değerli bilgilerden birisi de özgün ve güncel içeriklerin girilmesi gerekliliğidir. Kopya içerikler duplicate content adı verilen etiketleme ile index dışı kalırlar. Bu durum aynı zamanda TrustRank oranınızın düşmesine sebep olabilir. Bu sebepten ötürü tamamen özgün içerikler üretmek ve bunları yayımlamak SEO’nun en önemli başlangıçlarından birisidir. Özgün içerik, backlink olmasa dahi her zaman Google tarafından ödüllendirilir. Öyle ki, pek çok tecrübemin de yansıttığı üzere hiç bir SEO çalışması yapılmamış ancak tamamen özgün ve insanlığa faydalı bir site, pek çok SEO çalışması yapılmış ancak özgün ve güncel içeriğe yeterince önem verilmemiş sitelere göre büyük avantaj sağlamaktadır. Blog sitelerinin özellikle WordPress altyapısına sahip olanların bu denli önplana çıkıyor oluşlarının temel sebebi özgün içerik üretebilme potansiyeli olan bir yazılım üzerine kurulu olmalarından ileri gelir.

eski içeriklerinizi güncelleyin

Uzun zaman önce yazdığınız ancak güncellemediğiniz sayfaları güncellemek her zaman olumlu sonuçlar yaratır. Özellikle WordPress benzeri blog sistemlerinde yer alan “okuyucu yorumları” bu alanda büyük katkı sağlar. Devamlı olarak kullanıcı etkileşiminde olup yorumlarla güncellenen bir sitenin, interaktif yapısı o siteyi kaliteli kılar ve bu kriter göz önüne alındığında Google’da üst sıralarda yer almak kolaylaşır. Buna ek olarak strike etiketi ile artık geçerli olmayan bilgilerin üzerini çizmek, güncel bir site olduğunuzu Google Bot’a kanıtlayacaktır. Webrazzi gibi, SEO ve sosyal medyada başarı sahibi sitelerin çoğunda en eski yazıların dahi güncellendiğini görebilirsiniz.

içeriğin HTML’ye oranı ve css tasarımlar

Sayfa kaynakçalarında az kod kullanılıp çok içerik sergilenmesi büyük önem arz eder. Bu sebepten ötürü CSS gibi modern teknolojilerin kullanılması da önerilir. Tablo odaklı tasarımlarda onlarca td ve tr kodu arasında içerikler neredeyse kaybolur. Ancak modern tasarımlarda onlarca satır tablo kodları yerine, ufak bir kaç div modifikasyonu ile kolayca sayfa yerleşimi sağlayabilirsiniz. Buna ek olarak Javascript kodların dışarıdan çağrılması ve  CSS stil dosyalarının da dışarıdan çağırılması içerik/HTML oranına katkı sağladığından önem arz eden SEO değişiklikleridir.

w3c uyumluluğu ve browser desteği

W3C konsorsiyumu tarafından hazırlanan HTML uyum kodları, web sitesinin tüm tarayıcılarda benzer bir şekilde görünmesini sağlar. Eğer fanatik bir Firefox/Chrome hayranıysanız sıklıkla doğru görüntülenmeyen sayfalarla karşılaşırsınız. Bunun temel sebebi pek çok tasarımcının Internet Explorer için tasarım yapması ve W3C uyumlu olmamasıdır. Bu sebepten ötürü, tüm tarayıcılarda sorunsuz görüntülenen w3c HTML ve CSS uyumlu siteler Google tarafından daha değerli kabul edilir. Siteniz W3C HTML ve W3C CSS uyumlarını siz de kolayca test edebilirsiniz.

lokasyon ve hostingin önemi

Google’ın dikkat ettiği bir diğer nokta da barındığınız server’ın lokasyonu. Şayet Türkiye’de yayın yapan ve ziyaretçilerin çoğunluğu Türkiye’den olan bir site için SEO çalışması yapıyorsanız sunucularınızın Türkiye’de barınması önemlidir. Gerek kullanıcılarınız ile ping sürenizin düşük olmasının sağladığı avantaj, gerekse de olası yurtdışı çıkışı sorunları sırasında erişilebilir olmanın avantajlarından ötürü bu durum Google tarafından ödüllendirilmektedir. Ayrıca çeşitli testler ile barındığınız serverdaki uptime (ulaşılabilirlik) oranının hesaplandığını ve bunların da Google tarafından değerlendirilmeye alındığını biliyoruz.

Hosting konusunda dikkat edilen bir diğer faktör ise sizinle aynı IP adresinde bulunan sitelerin durumları. Eğer gerçekten başarılı SEO sonuçları istiyorsanız kesinlikle hosting sağlayıcınızla görüşerek size özel bir IP adresi satın almalısınız. IP adresi her zaman çözüm olmayabileceği gibi pek çok SEO danışmanının ciddi projelerde D serisindeki tüm IP’leri kapatarak 255 IP satın alıp C-Class’ı kendine ait bir hale getirip sitesini güvence altına aldığını biliyoruz.

xml site haritaları oluşturun

Site haritaları, sitenizde yer alan tüm sayfaların listelendiği XML formatında bir listedir. Site haritası oluşturmak, tüm sayfalarınızın adreslerini ve sizin için olan değerlerini Google’a bildirmeniz demektir. Site haritalarını sizin için üreten pek çok hazır uygulama olduğu gibi, otomatik olarak site haritası üreten web siteleri de bulunmaktadır. Örnekleri listelemek gerekirse;

yukarıda listelenen adresler üzerinden kolaylıkla site haritası oluşturabilirsiniz. Popüler sistemler için özel hazırlanmış eklentileri kullanmanızı öneririm. Çok yüksek sayıda URL sahibi sitelerde diğer servisler sorun yaratabilir.

Sitemap hakkında bilinmeyen bir diğer detay ise priority değerleridir. Bunu anlamak için basit bir şekilde bir site haritasının yapısını inceleyelim;

 <?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
 <urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9">
 <url>
 <loc>http://www.example.com/<;/loc>
 <lastmod>2005-01-01</lastmod>
 <changefreq>monthly</changefreq>
 <priority>0.8</priority>
 </url>
 </urlset>
 

Gördüğünüz üzere loc değerleri içerisinde sitenin adresi belirtiliyorken, changefreq bölümünde içeriğin güncellenme sıklığı, priority bölümünde içeriğin öneminden bahsediliyor. Bu bölümleri, eklenti sayfasından düzenlemenizi öneririm.

google webmaser toolsa sitenizi ekleyin

Google Webmaster Tools’a eklenmiş sitelerin daha fazla önemsendiğine yönelik bir kanı pek çok SEO uzmanı arasında tartışılıyordu. Benim görüşüme göre bu geçerli bir SEO kriteri. Sitenizi Google Webmaster Tools’a ekleyerek onaylamanız ve site haritanızı yüklemeniz size büyük bir avantaj sağlayabilir. Google Webmaser Tools‘u ziyaret edip, sitenizi onaylayarak hemen işe koyulabilirsiniz.

iletişim bilgilerinizi kontrol edin

Sitenizde yer alan iletişim bilgileri ile domain WHOIS kayıtlarında yer alan isimlerin aynı olması da önemli sayılabilecek bir değer. Özellikle kurumsal sitelerde yer alan adres ve telefon gibi bilgilerin WHOIS değeri ile aynı olması sitenin güvenilirliğini arttırıyor. Whois bilgilerini kontrol etmek için Domaintools‘u kullanabilirsiniz.

domainin googleda aranması

Web adresinizin sıklıkla Google’da aranması da markalaşmanız açısından büyük önem arz ettiğinden ötürü Google tarafından değerlendirilen faktörlerden. Özellikle IP değiştirerek iMacros ile yaptığım denemelerde güzel sonuçlar almış olsam da, profesyonel olmayan kullanıcıların uygulamasını önermiyorum.

sosyal medya ve seo

Son günlerde ortaya atılan en ciddi iddialardan birisi de sosyal medyanın SEO’ya olan ilgisi. Domain ismine karşılık olarak açılmış Twitter ve Facebook sayfalarının takipçilerinin sayısının SEO’da ilişkili olduğuna dair olan teori oldukça popüler. Henüz geçerliliği yüzde yüz kanıtlanmamış da olsa, web sayfanız için sosyal medyada sayfalar açmanız kullanıcı etkileşimini arttırmanız için de önemli. Ayrıca Delicious ve Stumbleupon gibi güvenilir sosyal imleme sitelerinin verileri ve LinkedinMyspace ikilisindeki aktifliğin de önemi pek çok SEO komünitesinde vurgulanıyor.

Sosyal imleme servislerinden link satan web servisleriyle çalışmak da kısa vadede iyi bir çözüm olabilir. Ancak eklediğiniz linklerin oylanması ve üst sıralarda yer alması alacağınız dönüşü arttıracaktır.

SEO çalışmalarınızın başarısı, site-içi ve site-dışı SEO kampanyalarınızın niteliği kadar anahtar kelime rekabetinizle de ilgilidir. Bugün size; özellikle niche odaklı Adsense sitesi yaratan webmasterlar ve Adwords maliyetlerini düşürmek için çalışan yurtdışındaki reklamverenlerin sıklıkla kullandığı Market Samurai programını tanıtacağım. İlgili programın pek çok parametreye sahip olması ve videolu anlatım ile çok daha kolay bir şekilde değerlendirilebilmesi mümkün olduğundan videolu bir anlatım uygun gördüm. Yazının devamını okuyarak, ilgili ürüne dair detaylara ve videoya ulaşabilirsiniz.

2012′yi geride bıraktığımız bugünlerde, yurtdışında da çok sayıda SEO dünyasının geçen yılını özetleyen yazılarla karşılaşıyoruz. Biz de kısa bir derleme yaparak sizlerle paylaşmak istedik, ancak yılbaşı telaşesi sebebiyle yetiştiremediğimiz yazı yerine geçtiğimiz ay SearchEngineLand’de yayınlanan “2012 Year In Review: Important Shifts In Google SEO” adlı makaleyi çevirerek size sunmak istedik. Spammer’ların büyük darbe yediği 2012 yılı sonrasında umuyoruz ki 2013 yılında da Penguen & Panda gibi güncellemeler devamlılığını sürdürerek bize daha iyi bir arama kalitesi sunar. 2013 yayın döneminde de, değerli okurlarımız ile white-hat yani beyaz şapkalı SEO tekniklerini paylaşmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle tüm okurlarımızın yeni yılını kutluyoruz! Sizi daha fazla bekletmeden, Tom Schmitz’in hazırladığı bu güzel özet ile başbaşa bırakalım.

itibar & Güven

En çok duyduğum ve gördüğüm kelimelerden ikisi itibar ve güvendi. Ancak ben, bir SEO danışmanı olarak itibar yönetimi uzmanından ziyade bir web sitesinin içerik güvenirliğini, tasarımını ve dış linkleri ele alacağım. İlk günden beri Google ve benzeri arama motorları hilekarları eleştirmekle beraber istikrarlı bir kalite hizmet sundular. Değişen durum ise artık Google’ın etik olmayan davranışları hiç olmadığı kadar etkili ve kapsamlı bir şekilde denetleyebilmesi. Google dişlerini göstermeye başladı.

Google Sesini Çıkarıyor

Eskiden Google, Webmaster Tools üzerinden kötü niyetli webspam tekniklerini kullanan domainlere bildirimde bulunmaktan kaçınırdı.  Bu durum, Nisan ayında arama motorunun gönderdiği mesaj ve uyarı türlerinin genişlemesiyle değişti.

cwm 300x193 seo arastirmalari

 

Ayrıca bkz. Google Geçtiğimiz 2 Ay İçinde Webmaster Tools üzerinden 700.000’den Fazla Mesaj Gönderdi.

Penguen

Google Penguen’i 24 Nisan’da tanıtmıştı. Penguen, yapay dış link işaretlerini gösteren web sitelerini cezalandırmakta, analitiklerde ise aşağıdaki gibi görünmektedir.

 

penguenwm seo arastirmalari

İş telafiye gelince Google web sitelerinin ne kadar eski olursa olsun tüm sahte ve düşük kaliteli linkleri kaldırmak için büyük çaba göstermeleri gerektiği konusunda oldukça katı bir tutum içinde. Arama motoru geçen ay link reddetme aracını çıkardı fakat bu araç, site ekleme işlemini, etkili ve hızlı bir kapama komutundan ziyade güçlü öneriler olarak varsayıyor.  Reddetme aracıyla dahi, Google bir sitenin iyi olma statüsünü yeniden yapılandırma konusunda acele etmiyor. Harekete geçmeden önce reddettiğiniz URL’leri yeniden taramaya ve indekslemeye başlayana kadar bekliyor. Örümceklerin daha önce indekslenmemiş veya düşük kalitedeki sayfaları gezinme aralığı haftalar veya aylar kadar uzun olabilir.  Sonuç olarak da Google’ın bazı domainlerin iyileştirilemediği yönündeki ifadesinde bir değişiklik görünmüyor.

Google’ın güvenemediği linkleri göz ardı ettiğini belirtmekte fayda var. Bu da web sitelerinin bazı istatistiksel eşikleri geçene ve Penguen devreye girene kadar birçok güvenilmez linki olabileceğini gösteriyor. Penguen, manüel incelemelerin yerini devralacak bir uygulama değil. Penguen algoritması kullanılıyor dahi olsa Google güvenilmez linklerinden dolayı bir siteye karşı manuel girişimlerde bulunabilir.

Panda

Google, çok fazla düşük kaliteli içeriği bulunan web sitelerini cezalandıran Panda algoritmasını çok seviyor. 18 Kasım 2011’den beri Google, Panda’yı 13 kez güncelledi.Panda orana dayalı bir ceza sistemi gibi çalışıyor. Sitelerin kalitesiz içeriklerinin iyi yazılmış, faydalı içeriklerle değiştirilerek iyileştirildiğine şahit oldum.  Ayrıca tamamı veya bir kısmı kopya içerikleri de topluyor veya daha iyi ayırt ediyorlar. Farklı yerdeki her bürosu için ayrı sayfalar oluşturmuş olsa da bu sayfalarda şehir, ülke ve adres bilgileri dışında tamamen aynı metni kullanan bir şirket bu duruma iyi bir örnek olabilir.

Kaliteyi Ödüllendirmek

Google’ın bütün vaktini düşük kaliteli işleri bulmaya çalışmakla geçirmesinden dolayı, arama motorlarının Haziran-Temmuz durum güncellemelerinde yüksek kaliteli çalışmaları belirleyip ödüllendirmek için değişiklikleri gittiğini görmek çok hoştu.

Webspam

Nisan’da Matt Cutts şunları bildirmişti:
Önümüzdeki günlerde, wespamleri hedef alan önemli bir algoritma değişikliğine gidiyoruz. Bu değişiklik, Google’ın mevcut kalite kurallarını ihlal ettiğini düşündüğümüz sitelerin sıralamalarını düşürecek.

http://goo.gl/LnG1l

Sorguların %3,1’ini etkileyeceği tahmin edilen bu algoritmanın işleyişi konusunda Matt fazla bir açıklama yapmamıştı. Bir örnekte bariz anahtar kelime doldurmanın zararları fark edilmişti. Diğer birinde ise bir yerden alınarak üzerinde oynanmış içeriklerin linkleri fark edilmişti. Çünkü elde Matt’in şöyle bir ifadesi vardı:

Bu değişiklikten etkilenen siteler derin analizler veya bilirkişi çalışmaları yapılmadan kolayca belirlenemeyebilir ancak ortak kanı bu sitelerin iyi niyetli SEO uygulamalarından çok daha fazlasını yaptığı yönünde ve biz onların arama motoru sıralamalarını manipüle etmek için birtakım webspam taktikleri uyguladıklarına inanıyoruz.

Ayrıca güncellemenin bazı dil analizi türlerini de içereceğini düşünüyorum.

Aşırı Optimizasyon

asiri seo 300x209 seo arastirmalari

Geçtiğimiz Mart ayında Matt Cutts bir aşırı optimizasyon güncellemesi yapılacağını duyurmuştu.

GoogleBot’u daha akıllı hale getirmeye ve kullanıcılara daha çok hitap etmeye çalışıyoruz. Bununla birlikte, bir sayfaya çok fazla anahtar kelime koyarak ya da çok fazla veya normalde bekleneni aşacak şekilde link alışverişi yaparak bunu suistimal edenleri tespit etmek için uğraşıyoruz.

Aşırı optimizasyon cezası ne peki? Bizim bir bilgimiz yok fakat SEO topluluğunun bazı görüşleri mevcut. Duyuruyu yaptığında Matt daha önce de tanımlamış olduğu bir sayfada çok fazla anahtar kelime bulunmasına dikkat çekmişti.

Bu ay ise Matt, site geneli backlinklere dikkat çekti ve Google’ın bu backlinkleri ve anahtar kelimeleri sayma şeklini karşılaştırdı. Site geneli backlinklerin aşırı optimizasyon algoritmasının bir parçası olduğu kanısındayım.

Aşağıdaki şekilde genel bir örnek sundum. Birinci derecede durum iyi, ikincide daha iyi, üç veya dördüncüde çok iyi ancak bundan sonraki her ekstra derecenin önemi gittikçe azalıyor ta ki siz aşırı optimizasyon sınırını geçene kadar. Hatta bir noktadan sonra optimizasyonunuz zanlı durumuna bile düşebilir.

Bu kavramı açık bir şekilde ortaya koyabilmek adına Altın Oranı ve derece sayısını gelişigüzel seçtim. Anahtar kelime sıklığı veya tekrarlanan linkler gibi konularda Google’ın aslen nasıl formüller uyguladığı bilinmiyor. Derece sayısı da değişiklik gösterebilir tabii ki. Bu nedenle önemli olan Google’ı alt etmeye çalışmayıp, doğal olmak.

Google’ın bazı şeyler için bir güvenlik ağı yaratmasını özellikle ilginç buldum. Tavsiye ettiğiniz blogların linkleri veya yan şirketlere yönlendirmede bulunan linkler gibi site geneli yasal linkleriniz varsa Google, domaininizi cezalandırmaz. Ancak, çıkardığım gizli anlamı dikkate alacak olursak, bazı tercihler algoritmik bir cezaya sebebiyet vermese de manüel inceleme sonucunda felaketlere yol açabilir.

Birebir Eşleşen Domainler

Eylül’de, Google, birebir eşleşen düşük kaliteli domainler konusunda çok ciddi önlemler alacağını duyurdu.  Bunun Panda veya Penguen’le ilgisi olmasa da içerikleri veya dış linklerinden ziyade üst seviye domainler dolayısıyla birebir eşleşen domainleri hedefliyor.

ilk Görünen Ekranda Çok Fazla Reklam Olması

İlk görünen ekranda çok fazla sabit reklamı bulunan ve içeriği görmek için kullanıcıları sayfayı aşağı kaydırmak zorunda bırakan siteler de ceza riskiyle karşı karşıya. Ancak Google bunun çok fazla siteyi değil, %1’den az bir dilimi etkileyeceği söylüyor, yani sadece çok aykırı olanları hedefliyor.

 

infografik & Misafir Bloglama Linkleri

Kesin bir güncellemeden haberdar olmasak da Matt Cutts, Temmuz’da infografik linklerin çok fazla suistimal edildiği bu nedenle de widgetlar gibi önemsenmeyip cezalandırılacakları konusunda uyarıda bulunmuştu.

Matt Cutts Ekim’de de blogculara ve misafir blogculara benzeri bir uyarıda bulundu. İyi niyetli misafir bloglama uygulamaları her iki tarafa da büyük fayda sağlayabilecekken hileye başvurulan misafir bloglama yöntemlerinin de istenmeyen sonuçları olabilir.

 

Korsan Güncellemesi

İtibar ve güven konusundaki örneklerimi korsan güncellemesiyle bitireceğim. Bu, Dijital  Milenyum Telif Hakkı Yasası’ndan (DMTHY) çok fazla kaldırma isteği alan domainleri cezalandırmaya yönelik bir uygulama. Bu konuda Google’ın wepspam algoritmaları ile  DMTHY istek veri tabanı arasında doğrudan bir bağlantı var. Ancak bazı istisnalar mevcut, bunun içinde de lütfen linki inceleyin.

 

Google Kafein

Kafein altyapısı çıkalı iki yıl oldu. Geçen sene, Panda sayesinde iyi çekilmiş bir kahvedeki gibi Kafein’in tadına vardık. Bu yıl da Penguen, site geneli linkler ve ilk görünen sayfada çıkan reklamlar muhtemelen artan taranma, veri depolama ve işleme kapasitesi ile işbirliği içerisinde Kafein’den yararlanacaklar.

 

Yenilik

Bir yıl önce Google, arama sonuçlarının %35’ini etkilyen yenilik güncellemesini yaptı. Bu çok gelişmiş ‘sorgu yeniliği hak eder’ algoritması, yinelenen veya son olayları, liste başı konuları ve en önemli bilgilerin sık sık değiştiği sorguları tespit ediyor.

 

Örümcekler AJAX & JavaScript’i Çalıştırıyor

Google’ın yeniliklerine diğer bir örnek de arama örümceklerinin artık AJAX ve JavaScript’i çalıştırabileceğini duyurmasıdır. Duyuru, dinamik olarak oluşturulan yorumları okumayı hedefliyor gibi dursa da bu özelliğin daha kapsamlı etkileri olacaktır. Eski tip gizleme sistemiyle veya PageRank değerlerini düzenleyerek linkleri JavaScript’legizlemek eskiden çok başvurulan bir yöntemdi. Fakat Google o linkleri okumaya başlarsa bu yöntem artık işe yaramayacak.

 

iFrame içeriğini indeksleme

Michael Martinez, iFrameli bir sayfadaki linkin diğer bir sayfaya nasıl eşsiz bir çapa metin gönderdiğini gösteren bir test tasarladı. Bu, Bing üzerinde etkili olmadı ve iFrame’lerde etkili olacağını da kesinlikle söyleyemem. iFrame’ler bir zamanlar arama motorlarından içerik gizlemek için  birçok kişi tarafından tercih ediliyordu dolayısıyla bu, Google’ın artan becerilerini gözler önüne seriyor.

 

Otomatik Canonical (Standart) URL Oluşturma

Bunu ilk kez Maile Ohye SMX Advanced’da bahsettiğinde duymuştum. Ancak Matt Cutts’ın son videosunu görene kadar bunun üzerinde pek kafa yormamıştım. Kopya içerik ve canonical URL oluşturmak SEO için her zaman bir temel taş oldu.

Google da kopya içeriklere ait URL’leri belirleyip gruplayacaklarını ve bu URL’lerin yetkilerini birleştireceklerini söylüyor. rel= tags üzerinden veya Webmaster Tools aracılığıyla canonical URL oluşturma önem arz etmeye devam ederken, dinamik olarak kopya içeriğin arındırılması ve birden çok sitenin yetkisinin birleştirilmesi de kaydadeğer bir yeniliktir.

 

Beklemedeki Domainler ve Kazıyıcı Siteler

Geçtiğimiz Aralık ayında, Google, beklemedeki domainleri sonuçların dışında bırakmak için bir beklemedeki domain sınıflandırıcısı ekledi. Ayrıca kopya içeriği ayırt edebilme ve arama sonuçlarında asıl belgeyi gösterebilme özelliklerini de geliştirdi. Beklemedeki domainleri kaldırmak büyük bir teknolojik sıçrama olmasa da Google’ın genişleyen kapasitesini göstermesi açısından önemlidir. Kazıyıcı sitelerde de durum aynı. Tüm verilerin depolanması ve çapraz referans verilmiş olması gerekiyor.

 

Sonuçlarda Domain Farklılığı

Eylül’de Google, arama sonuçlarında çıkan domain sayısını arttırmaya yönelik bir güncelleme çıkardı. Danny’nin ifadesiyle  Google’ın arama sonuçları aynı domainden gelen sayfalarla dolabiliyor.” Bu güncellemenin amacı bu durumu azaltmaktır. Bunu da sıralama ölçütlerine yeni bir işlem katmanı daha ekleyerek yapıyor.

 

Etiketler & SERP Mülkü

Bitirmeden önce iki konuyu daha masaya yatırmak istiyorum: etiketler ve mülk. Her ikisi de gelişmeye devam eden tartışmalı konular.

 

Etiketler

Google, etiketlere önem veriyor ve siz de bu duruma ayak uydurmak zorundasınız. Etiketlerin farklı iki kapsamlı türü vardır: bilgisayar ve aygıtların okuyabileceği biçimlendirmeler ve HTML elementleri veya öznitelikleri. rel=canonical ve rel=author gibi HTML etiketlerini nasıl kullanabileceğinizi kesinlikle biliyor olmalısınız. Nasıl kullanıldıklarını öğrenin ve bunları işletme bünyenize katın. CMS (İçerik Yönetim Sistemi) geliştiricilerinizin bu etiketleri desteklemelerini sağlayın.

Schema.org gibi bilgisayar ve aygıtların okuyabileceği biçimlendirmeleri kullanıp kullanmamanız ise tamamen farklı bir konu. Ve evet arama motorlarının bilgiyi bulmasını, sınıflandırmasını ve göstermesini kolaylaştırıyorlar.

Ayrıca arama motorlarının web sitenizdeki bilgiyi alıp arama sonuçlarında göstermesini de mümkün kılarak size muhtemelen ziyaretçi ve trafik yoğunluğu yaratır. Bunun trafiği yönlendirip yönlendirmeyeceği sıkça tartışılan bir konu. Ancak önemli olan, gelişmelerden haberdar olup işletmeniz için doğru kararı vermeniz.

SERP Mülkü

Google geçen yıl arama motoru sonuçlarını nasıl gösterecekleri konusunda hiç olmadığı kadar çok değişiklik yaptı. En son değişiklikler de sol kenar çubuğunu ve ücretsiz ürün aramayı kaldırmasıdır. Sorgular daha çok yerel arama sonuçlarını çıkarıyor, bu bazı işletmelere fayda sağlarken diğerlerine zarar olarak dönüyor. Bazı sorgular da artık on değil, yedi tane organik sonuç çıkarıyor. Artan site linkleri ve ilk görünen ekranda çıkan reklamlardaki artış da cabası. Kim bilir sırada ne var?

Bence Google bir yandan gelir fırsatlarını arttırırken bir yandan da ortalama kullanıcılar için arama sonuçlarını yalınlaştırmaya çalışıyor. Tipik bir kullanıcı muhtemelen soldaki Power Tools’u veya yeni açılır menüleri aramıyordur. Google, yerel sonuçlara ve arkadaşlara daha fazla odaklanarak sonuçları kişiselleştirmeye de çalışıyor

Arama motoru algoritmaları günden güne değişiyor. Bu yüzden biz SEO stratejistleri ve arama algoritmalarına büyük ilgi duyan meraklılar her zaman gündemi takip etmek zorundayız.  Büyük arama motorları ile birlikte mikroformatlar üretmek için çalışan schema.org‘un son yayınladığı verileri takip ederek semantik bir SEO yapısını takip edebilmek mümkün. Google’ın yolladığı patentler ile de bazı ipuçlarına erişebiliriz ancak Google mühendisleri her zaman bizim anlayacağımız dilden konuşmayı tercih etmeyebiliyorlar. Bu yazıda değineceğimiz ve şu sıralar yurtdışı SEO piyasasında oldukça sık konuşulan AuthorRank algoritması, 2005 yılında patent ofisine 20070033168 numaralı patent içerisinde AgentRank başlığıyla iletilmiş. Benim de büyük bir hayranı olduğu m Bill Slawski’nin 2011 yılının sonunda, yani bu yazıdan tam bir yıl önce bu öngörüyü yapmış olması gerçekten çok etkileyici. Bu yazıda bol miktarda alıntı ve güzel grafikler eşliğinde Google’ın yeni algoritmaları dahilinde önplanda tuttuğu AuthorRank’ten bahsediyor olacağız.

Author Rank Nasıl Çalışıyor?

Yarı otomatik SEO programları ile birlikte oldukça popüler bir hale gelen Grey Hat SEO teknikleri, genellikle computer-generated content olarak bilinen, bilgisayar eliyle üretilmiş içerikleri internet aleminde sıkça görülür hale getiriyordu. Google’ın devamlı olarak önemini vurguladığı içerik konusunda attığı en önemli adımlardan biri de son dönemde sıklıkla konuşulan parametrelerden biri olan Author Rank. Penguen güncellemesi ile başlayan, kullanıcı deneyimi ölçümlerinin arama motorlarındaki sonuçları etkilemesi furyası bir dönemler siteye kesiliyorken, artık içerik yazarının itibarına da kesilmeye başlanacak gibi görünüyor. Örneklemek gerekirse, bu makaleye ulaşır ulaşmaz farklı bir kaynağa erişiyor olmanız veya içeriği okunmaya değer bulmamanız Google’ın bakış açısına göre Yiğit Konur’un yazdığı bu içeriği kalitesiz kılacak. Aksi bir durumda, bu içeriğin çok okunması ve ciddi bir sosyal paylaşım alıyor olması yine aynı yazarın değerinin artmasına ve arama sonuçlarında daha etkin bir hale gelmesini sağlayacak.

Authority Rank seo arastirmalari

Bu düşünce aslında 1998′de Google’ın en büyük çıkışını yapmasını sağlayan PageRank mantığını andırıyor. O dönemdeki kısıtlı veri işleme gücü ve pahalı donanımlar sebebiyle veri madenciliği çok gelişmiş bir noktada değildi. Bu alana yönelik çok az akademik araştırmanın olması da algoritmaların gelişimini sınırlıyordu. Bu yıllarda Google’ın kaliteyi ödüllendirme düşüncesinin arkasında, mantık olarak linklerin değerliliği düşüncesi yatıyordu. Bu düşünceye ulaşılmasındaki en temel fikirlerden biri de, akademik makalelerdeki referans alma ve referans verme mantığı olsa gerek.

Bugün Author Rank ile gelinen noktayı incelediğimizde, artık doğrudan bir sitenin değerini belirlemek yerine, içeriklerin ana sorumlusu olan yazarların değerleri belirleniyor. Özellikle blog siteleri veya akademik makalelerde kendine yer bulabilecek olan bu değer blog yazarları için de büyük bir önem arz ediyor.  Artık kişilerin içerisinde birbirinin tekrarı olan yararsız makaleleri sadece sitenin güncellik sıklığını vurgulamak için paylaşılıyor olmasının ciddi anlamda önüne geçilecek. Yazarlar yazdıkları her makale ile kendi online itibarlarını Google tarafında da masaya koyuyor olacaklar.

Tüm sistem Author Rank üzerine mi odaklanacak?

Görünen o ki AuthorRank, modern internetteki içerik üretiminin temel merkezi olan blog yazarları için kritik bir öneme sahip olacak. Ancak varolan tüm algoritmaların AuthorRank üzerine tekrar düzenlenmesi gibi bir durum elbette söz konusu olamaz.  Bunun yerine AuthorRank’in doğrudan doğruya PageRank’i besleyen ve değerlerini değiştiren bir konumda olması bekleniyor. Mike Arnesen’in geçtiğimiz haftalarda yayınladığı harika makalede bu konuya değinmek için kullandığı bir grafiği çevirerek buraya eklemek isterim;

Author Rank Nedir seo arastirmalari

Grafikte de gördüğünüz üzere, aslında arama motoru sonuçlarında ciddi bir fark yaratacak bir etken olan Author Rank’in etkisini görüyoruz. Normal koşullarda oluşan bir sıralama, Author Rank’in daha aktif bir hale kavuşmasıyla birlikte doğrudan etkin bir hale geliyor. Bu örnekte, Yoast’ın hazırladığı WordPress SEO Rehberi adlı makale ikinci sırada yer oluyor olmasına karşın Joost de Valk‘ın hazırladığı kaynaklar ve yazdığı eklentiler ile daha otorite bir konumda bulunması sebebiyle ilk sırada yer aldığını görüyoruz.

Author Rank hangi kriterlerden oluşacak?

En önemli ve kritik sorulardan biri de Author Rank’in arkasındaki gizem perdesini kaldıracak olan etkenler. Bu noktada birbirine benzer bazı görüşleri bir araya getirerek bir liste hazırladım. Bu liste içerisinde, benimle beraber Aj Kohn ve Mike Arnesen‘in de makalelerinde belirttikler görüşler yer alıyor.

  • Yazarın tüm yazılarının ortalama link değerleri (yazıların ne kadar link aldığıyla ilgili değerler)
  • Yazarın şu ana değin yayınladığı yazılarda aldığı +1 değerlerinin ortalaması
  • Yazarın kaç kişinin Google Plus çemberinde bulunduğu
  • Yazarın Google Plus çemberinde bulunduğu kişiler arasında yüksek AR (Author Rank) oranına sahip kişiler
  • Yazarın yazdığı içeriklerin yayınlandığı sitelerin otorite değerleri
  • Yazarın web üzerindeki genel otoritesini ölçen değerler (Wikipedia sayfası ve internette sıkça anılması gibi)
  • Yazarın diğer sosyal ağlarda aktif bir kullanıcı olması (LinkedIn, Twitter, SlideShare vb.)
  • Yazarın gerçek dünyadaki otoritesini gösteren -varsa- akademik kaynakları
  • Yazarın Youtube profilindeki aktifliği & otoritesi
  • Yazarın içeriğinin kaç kere paylaşıldığı
  • Yazarın içeriğini paylaşan kişilerin konu hakkındaki otoriteleri
  • Yazarın içeriğini her zaman aynı kişilerin paylaşıp paylaşmadığı
  • Yazarın içeriğinin almış olduğu toplam yorum sayısı
  • Yazarın içeriğine yorum yapan kişilerin alanlarındaki yetkinliği
  • Yazarın içeriğine yapılan yorumların yüksek kalitede olup olmadığı
  • Yazarın içeriğine yapılan yorumların olumlu yönde olup olmadığı
  • Yazarın içeriğe yapılan yorumlara karşı vermiş olduğu reaksiyonlar

Tüm görüşleri bir araya topladığımızda, gerçekten çok sayıda metriğe çok farklı reaksiyonlara dayalı bir ölçümleme yapıldığını gözlemleyebiliyoruz. Özellikle Aj Kohn’un yazıların yorumlarının denetlenmesi konusundaki görüşleri beni oldukça etkilemişti. Böylesi kapsamlı bir algoritma ile gerçekten kaliteli içeriğin var olup olmadığının denetlenmesi mümkün görünebilir. En azından günümüzde en kolay manipüle edilebilen metriklerden linklerin etkisini yitirerek kaliteli içeriğin denetiminin ön plana çıkarılması büyük önem arz ediyor.

Google gerçekten bu proje üzerine çalışıyor mu?

Google tarafında neler olduğunu bilebilmek pek mümkün olmasa da bazı Google çalışanlarının ağızlarından kaçırdıkları verileri de iyi değerlendirmek gerekebiliyor. Google’ın mühendislik takımı liderlerinden Othar Hansson‘un proje hakkında bazı ipuçları verdiğini görebiliyoruz.

2 10 2012 13 56 49 seo arastirmalari

Daha önceden de Matt Cutts ile birlikte “Authorship Markup” adında bir video hazırlamış olan Othar Hansson’u konuyu yakından takip edenlerimiz mutlaka tanıyorlardır.

Yazar profilimi nasıl tanıtabilirim?

Yazar profilinizi tanıtmak oldukça kolay. İngilizce bilenler, biraz önce yukarıda paylaştığım video üzerinden kolaylıkla bilgiye ulaşabilirler. Alternatif olarak, adım adım sürecin nasıl ilerleyeceğinden bahsedeceğim.

Öncelikle bir Google+ hesabına ihtiyacınız olduğunu sanırım söylememe gerek yok. Profiliniz hakkındaki tüm detayları doldurduktan sonra, oldukça basit iki aşamalı bir süreç sizi bekliyor.

İlk adımda: Web sayfanızdan Google+ sayfanıza bir link vermeniz gerekecek. Bunu şu formatta yapmanız gerekiyor;

<a href=”[profile_adresi]?rel=author”>Adınız Soyadınız</a>

Biçimlendirilmiş olarak incelediğimizde;  <a href=”https://plus.google.com/105545821496315168701? rel=author”>Yiğit Konur</a> şeklinde bir düzenleme ile link vermeniz yeterli olacaktır. Bu süreçte bir sorun yaşarsanız detaylı bilgi için mutlaka  ”rel=”author” parametresini kullanarak içeriğinizden bir Google+ profiline bağlantı oluşturma” adlı makaleyi inceleyin.

İkinci adımda: Google+ hesabınıza giriş yaptıktan hemen sonra, “profili düzenle” alanına giriş yapmanız gerekiyor. Katkıda bulunduğum siteler alanı üzerinden, kendi sitenizi ekleyerek Google’a doğrudan bu site ile ilişkili olduğunu gösterebilirsiniz.

authorship seo arastirmalari

Böylece doğrudan doğruya blogunuza linkini eklemiş olduğunuz profilin katılımda bulunduğu siteler alanına kendi sitenizi ekleyerek bir doğrulama sağlamış oluyorsunuz.

Sonrasında: Yazmış olduğunuz tüm makaleler arama sonuçlarında Google+ hesabınızda bulunan ufak bir resim ile birlikte yayınlanıyor olacak.

Test etmeyi unutmayın: Tüm işlemleri yaptıktan sonra gerçekten işe yarayıp yaramadıklarını anlayabilmek için “Yapısal Veri Test Aracı” adlı Google aracını kullanmanız gerekiyor.

Nasıl bir katkı sağlayacak?

Profilinizi Google’a tanıtmanın en büyük avantajlarından biri de ilk sayfada yer aldığınız arama sonuçları arasındaki tıklanırlık oranının artıyor olmasıdır.  Genel olarak bu artışın %20 ile %30 arası olduğu vurgulanıyor. Kullanıcıların gün boyunca, sadece bir başlık ve açıklamadan oluşan arama sonuçları ile muhatap olduklarını düşünürsek, yüzünüzü gösteren samimi bir fotoğraf ile yayınlanmış bir makalenin daha tıklanabilir olduğunu kabul etmek mümkün.

author rank ornek seo arastirmalari

Tüm katkıyı sadece ufak bir resim ile sınırlamak doğru olmayacaktır. Author Rank’in önümüzdeki dönemde Panda & Penguen güncellemelerinden çok daha büyük bir etki yaratacağı düşünülüyor. Yapılan ön görülere göre, şu an için AuthorRank hemen hemen beta aşamasında olan yeni bir sıralama algoritması ve Google’ın çok önem verdiği bir proje. Ancak bir kaç ay içerisinde tüm yazarların yazdıkları yazıların, yukarıda belirtilen metrikler düzeyinde değerlendirilmesi sonrasında Google tarafında büyük ses getiren gelişmeler olacağı aşikar. Her Google güncellemesinde olduğu üzere, bu sonuçların yankıları diğer büyük arama motorlarına da kısa sürede sıçrayacaktır. Öngörülen üzere, diğer büyük arama motoru sağlayıcıları olan Yahoo, Bing ve Yandex de benzer algoritmaları kısa süre içerisinde aktif edebilirler.

Peki ya manipülasyonlar?

Temel mantık bu yöndeyken, akıllara ilk olarak gelecek soru elbette manipülasyonlar olacaktır. Yani, başka bir SEO blogunda Yiğit Konur adına yayınlanacak olan kalitesiz bir makale, o yazarın Author Rank değerini düşürmez mi?  Bu soruya cevap ararken, şaşırtıcı bir biçimde Google’ın en büyük hayal kırıklığı olan yeni sosyal ağı olan Google Plus’ın hakimiyetini görüyoruz. Anlaşılan o ki, Google Plus artık sadece bir sosyal ağ değil Google tarafında sizin sosyal kimlik kartınız olacak. Yukarıda bahsettiğimiz doğrulama methodları ile birlikte aslında Google+ hesabınız aracılığıyla Google’a bir takım veriler sağlayarak yazıların sizin AuthorRank değerini taşımasını sağlayacaksınız. Aksi bir durumda sizin adınıza hazırlanmış tüm yazılar veya sizle aynı isimdeki başka bir yazarın sizin AuthorRank’inizden faydalanması veya müdahale etmesi mümkün olmayacak.

Manüplasyonlar ticari boyutta incelendiğinde, şu sıralar Amazon’un bile sıkça zan altında bırakıldığı yorum satın alma gibi sahte etkileşimlerin piyasadaki gücünü arttırabilir. Aynı zamanda, sosyal metriklerin doğrudan satın alınması ve sahte etkileşimler sağlanması da söz konusu olabilir. Ancak bu noktada, Google’ın daha önceki deneyimlerinden ders çıkardığını düşünüyorum. Bu sebepten ötürüdür ki, bir makaleyi sadece paylaşım sayısına göre değil, paylaşan kişilerin de AuthorRank değerlerine göre değerlendirecektir. Yani sıradan 5000 kullanıcının makaleyi paylaşması ile Rand Fishkin gibi bir SEO otoritesinin bir makaleyi paylaşması arasında ciddi farklar olacaktır.

sonuç olarak

Sonuç olarak değerlendirdiğimizde kısa bir süre içerisinde tüm SEO meraklılarının odak noktası olacak olan Author Rank, bence Web’in geleceği adına harika bir adım olabilir! Daha okunabilir yazılar, daha bilgi yüklü makaleler, daha çok kullanıcı etkileşimi ve elbette bunların sonucu olarak daha kaliteli içerikler. SEO stratejilerinin artık içerik odaklı bir hale geldiğini düşünürsek, yakın vadede SEO dünyasındaki pek çok metrikte çarpıcı değişimler gözlemleyebiliriz.

Uzun olmasına karşın bilgilendirici bir araştırma olduğunu düşünüyorum. Umarım tüm Türk webmasterlar için faydalı olur. Lütfen sorularınızı bize yorum alanı üzerinden iletin.

Bu içerik, Google’ın 10/668,142 numaralı patenti ve Dr.Pete’nin SEOmoz’da yayınladığı istatistikler analiz edilerek oluşturulmuştur. SEO stratejilerinin oluşturulmasında olmazsa olmazlardan birisi de, ilk aşamalardan biri olan alan adı seçimidir. Eğer proje, salt SEO başarısını hedefliyorsa doğrudan anahtar kelimeleri içeren bir alan adı kayıtlamak isabetli bir karar olabilir. Nitekim bugüne değin SEO çalışmalarında hemen hemen tüm okuyucularımız benzer bir yol izliyorlardır. Arama motoru optimizasyonu ile haşır neşir olmaya başladığımız 2007 yılından itibaren, anahtar kelime ile birebir eşleşmeli olan alan adları (anahtarkelime.com gibi) popülaritesini korudu. 1996 yılında Bill Gates’in farkında olmadan arama motoru optimizasyonu dünyasını sarsan meşhur “Content is King” cümlesini duymayanımız yoktur sanırım. İyi bir SEO çalışması için isabetli bir içerik stratejisi gerekir. Ancak birebir eşleşmeli alan adlarında harika bir içerik stratejisi olmaksızın çok faydalı sonuçlar elde etmek mümkün olabiliyordu.

SEOmoz ekibinin data aşığı meşhur yazarlarından Dr.Pete’nin yarattığı Delta10 sistemi ile arama motoru sonuçları arasındaki değişimi sürekli olarak takip ettiğini biliyoruz. Pete’nin Delta X olarak tanımladığı bu sistem, arama motorlarındaki yüzü aşkın kelimenin ilk X sırasını güncel olarak takip ederek algoritma değişikliklerinin arama motoru sonuçlarına nasıl yansıdığını analiz ediyor. Hatta ve hatta, SEOmoz’un yeni bir servisi olan mozCast ile arama motoru algoritmalarının sonuçlara nasıl bir değişim getirdiği espirili bir dil ile hava durumu olarak ifade ediliyor. Sitelerinizde ciddi dalgalanmalar ve sorunlar hissediyorsanız, mutlaka bu adresi kullanarak detaylı bilgi edinmelisiniz. Bu sistemin de alt yapısını Dr.Pete’nin yarattığı DeltaX sisteminin oluşturduğunu vurgulayalım.

.com uzantılı, birebir eşleşmeli alan adları ve sıralamalar

Yine benzer bir biçimde, Dr.Pete’in 2010 yılından bu yana çalıştırdığı bu sistemin bütün datalarını kendi elinde tuttuğunu biliyoruz. Bu hafta yayınlanan yeni verilere göre, anahtar kelime ile doğrudan eşleşen alan adlarının arama motorlarındanki konumunda her yıl ciddi bir düşüş görülüyor.

1 seo arastirmalari

 

Görüldüğü üzere, bu grafikte (SEOmoz’da Dr.Pete’nin araştırmalarından alınmıştır) doğrudan anahtarkelime.com şeklindeki alan adlarının arama motoru sonuçlarındaki mevcut durumu incelenebiliyor. Doğrudan eşleşmeli .com domainler ile 2010 yılında sağlanan başarının yarısı dahi 2012 yılında gözlemlenememiş diyebiliriz. Geçtiğimiz yıllara göre değerlendirdiğimiz EMD (doğrudan) eşleşen alan adları adeta rekabeti tekeline almıştı. Eğer bu alan adları ile sıralamalar arasındaki korelasyon devam ederse önümüzdeki yıllarda birebir eşleşmeli olmayan alan adları çok daha büyük bir avantaja sahip olabilecekler.  Zaten daha önceden aynı kuruluş tarafınca yıllık olarak yayınlanan “Search Ranking Factors” kaynağında da arama motoru optimizasyonu danışmanlarının fikirleri doğrultusunda bu alandaki net düşüşü görebiliyorduk.

tüm uzantılardaki, birebir eşleşmeli alan adları ve sıralamalar

Bu grafikte de herhangi bir alan adı uzantısı gözetilmeksizin doğrudan, anahterkelime.uzantı şeklinde bir filtre kullanılarak oluşturulmuştur. Yani sadece .com uzantılı alan adları incelenmiyor. Ancak ne yazık ki buradaki verilen Dr. Pete’nin diğer verileri gibi 3 yıllık bir detayı içermiyor. Bu grafiğin dört buçuk aylık bir dönemi kapsadığını ve MozCast verileri ile oluşturulduğunu belirtmekte fayda var. Bu süreçteki en sert düşüş, Dr.Pete’in de belirttiği üzere Penguen güncellmesi sonrasında geliyor.

2 seo arastirmalari

Bir diğer grafikte ise, buradaki genel sıralama değerlendirmelerinden ayrıl olarak, ilk sırada yer almak için anahtar kelime ve alan adı eşleşmesinin öneminden bahsediyor. Hepimizin gözlemlediği üzere, ilk sayfada yer alma istatistiğinin yanı sıra ilk sırada yer almak için gerekli EMD (doğrudan) eşleşmenin önemini sanıyorum kimse inkar edemez. İstatistikler de son dönemde bu yükselişi doğrular nitelikte;

3 seo arastirmalari

Her ne kadar buradaki değerlerin arasındaki oran ve istatistiğin tutulduğu zaman aralığı kısa olsa da, son dönemdeki değişimler ile ilk sırada yer almak için birebir anahtar kelime/alan adı eşleşmesinin önemini görebiliyoruz.

tüm uzantılardaki, kısmen eşleşmeli alan adları ve sıralamalar

Az önce istatistiklerini paylaştığımız birebir eşleşme değerleri sadece, anahtarkelime.uzantı şeklindeki EMD(exact-match-domain) alan adları için filtrelenmişti. Yani; anahtar-kelime.uzantı şeklindeki PMD(partial-match-domain) değerlendirmeleri kapsamıyor. Elbette buna ek olarak, anahtar kelimelerin yer değiştirmiş halleri ile beraber, subdomainde birebir yer alan alan adı kümelerini de kısmen eşleşmeye dahil etmiş.

4 seo arastirmalari

Görüldüğü üzere, parçalı eşleşmenin de değeri günden güne azalıyor. Bunun en temel nedenlerinden birinin de yazılım odaklı spam çalışmaları olduğunu düşünüyorum. Hemen hemen her yazılımın standartı haline gelmiş URL’lerin yanı sıra subdomainler için rewrite yapan sistemlerin de etkisi ile kaliteli olmayan içeriklerin önplana çıkarılıyor olması kısmen eşleşmeli adreslerin değerlerini aşağı doğru çekmiş olabilir.

genel özet ve değerlendirme

Bu aşamada uzmanların önerisi birebir eşleşen yani EMD alan adlarını satın almayı sürdürmeniz yönünde. Ancak bazı algoritma grupları bu alanda denetimleri sıklaştırabiliyor. Birebir eşleşen alan adlarının paravan siteler ve içerik stratejisi çok üst düzeyde olmayan basit bloglar tarafından (genellikle) kullanılıyor olması sebebiyle bu tarafta daha sıkı bir denetim sürdürülebiliyor.  Buna karşın, son Penguen güncellemesinin EMD (doğrudan) eşleşen anchor text’ler için sıkı bir denetim getirdiğini söyleyebiliriz. Bu verilere göre, “uygun fiyatlı dizüstü bilgisayar” aramasını hedefliyorsanız, kısa vadede “uygunfiyatlidizustubilgisayar.com” alan adını almak ve stratejinizi bu anchor text doğrultusunda yürütmek çok akılcı bir fikir olmayabilir.

Dr.Pete’nin öngörülerine elinizdeki EMD (doğrudan) eşleşen domainleri elbette elden çıkarmamanız. Ancak yeni bir alan adı alırken, doğrudan eşleşen alan adına yönelmenizin de ne kadar doğru bir taktik olacağını kestirebilmek mümkün değil. Uzun vadede bu alan adlarının değerinin daha da aşağı ineceğine inanılıyor. Google’ın uzun zamandır bu alan adlarına değer veriyor olması ancak buna karşın pek çok spam sinyalini de bu alanlardan alıyor olması uzun vadede doğrudan eşleşen alan adlarına karşı olumsuz bir durum olabilir.

Bu istatistikler sonrası edindiğim kanaat dahilinde şayet kendi sektörünüzde birebirde eşleşen maksimum iki kelimelik kelimeler için birebir eşleşen .com uzantılı alan adlarını doğrudan almanız yönünde. Alternatif olarak, net ve org uzantılı alan adları da satın alınabilir. Ancak parçalı olarak eşleşen (kelimelerin yerleri değişmiş veya tire ile ayrılmış) anahtar kelimeler şu aşamada riskli olabilir. Bu alan adları arasında bir seçim yapmak zorunda kalırsanız önceliğiniz elbette .com olanlar olmalı ancak diğer uzantıları alırken tekrar düşünmenizde fayda var.

AYTM Piyasa Araştırması’ndan alınmış bir infografik ve sonuncusu da CSV ve Excel formatlarındaki yanıtların bir dökümü (herhangi bir kişisel tanımlayıcı bilgi içermemekteler).

Clipboard01 seo arastirmalari

(AYTM’nin infografiğinde saatlik ücretlendirmeleri görüyoruz)

 

Ancak 600’den fazla yanıt almamıza rağmen, 10’dan fazla yanıt gelen bölgeleri (toplamda 490 yanıt) seçerek o verileri paylaştığımızı da belirtmek isterim. Bu bölgeler şu şekildedir:

  • ABD – 287 yanıt
  • Birleşik Krallık – 76 yanıt
  • Kanada – 34 yanıt
  • Avustralya/ Yeni Zelanda – 28 yanıt
  • Almanya/ Fransa/ İtalya/ Hollanda – 34 yanıt
  • Hindistan – 31 yanıt

Birçok ülkede her üç firmadan biri yanıt verdi, ancak bu katkıları takdir etmekle beraber tek bir firma/danışman sonuçları çarpıtabileceği için bu verileri paylaşmanın yanıltıcı/ verimsiz olabileceği kanısındayız. Bu blog postundaki bilgilerin tümü, infografik ve Excel veri dökümü 6 bölgeye ayrılmıştır.

Top 9 Sonuç

Bunlar benim verilerden çıkardığım kişisel sonuçlarım:

1. Saatlik SEO Maliyetleri Ülkeden Ülkeye Farklılık Gösteriyor ama En Yaygın Olanı Saat Başına $76- $200 Şeklinde

Hindistan (araştırmamızda yer alan tek gelişmekte olan bölge) istisnasını saymazsak $76- $200 (üç bölgeyi temsil ediyor) şeklindeki saatlik maliyetler bütün firmaların %50’si ve daha fazlası için geçerli. En yüksek oran %62’yle Avustralya/ Yeni Zelanda için geçerliyken bunu %58.1 ile ABD ve %56’yla da Kanada takip etmekte. Evet, bu çok geniş bir yelpaze ama SEO hizmetlerini ilk defa arayanların sıkça sorduğu sorulardan biri için tatminkâr bir cevap niteliğinde olabilir.

2. En Popüler Yöntem Proje Bazlı Ücretlendirme ve En Yaygın Ücretler $1,000-$7,500 Şeklinde

Yanıt verenlerin %70.1’i proje bazlı ücretlendirme yaptıklarını belirtti (araştırma sonucu en yaygın kullanılan yöntemin bu olduğu ortaya çıktı). Danışmanlıkların %43’ü dört belirli fiyat aralığı verdi: $1,001-$1,500, $1,501-$2,500, $2501-$5,000 ve $5,001-$7,500. Sunulan projelerin birbirlerinden çok farklı olabileceğini hesaba kattığımızda ücretlerin bu kadar farklı miktarlarda olması da doğal bir sonuç olarak karşımıza çıkıyor.

3. En Çok Sorulan Konu Aylık Vekâlet Ücretlendirmesi

Hem saatlik hem de proje bazlı ücretlendirme oranları çok geniş bir yelpazeye yayılırken, araştırmamızda en çok aylık vekâlet ücretlendirmeleriyle ilgili sorular soruldu. En yaygın olanlar aylık $251-$500 (%13.8) ve $2,501-$5,000 (%11.3) şeklindeydi.

4. Uygulamalı SEO’nun Yok Oluşu Fazla Abartılmış

Son birkaç yılda danışman firmaların yeterli “uygulamalı” yardım sağlamadığından şikâyetçi olan ve bu nedenle sıkıntılı süreçler geçiren birçok blogcu ve SEO müşterisi mevcut. Ancak araştırmaya göre yanıt verenlerin %88.5’i “sitelerde uygulamalı SEO değişiklikleri” sunduğunu, %79.1’i de “uygulamalı link oluşturma” işlemlerini sağladığını belirtti. Buradan anlaşılıyor ki uygulamalı yardım hala çok popüler.

5. Inbound/ Organik > Saf SEO

Saf “SEO” danışmanları/ajansları, daha kapsamlı “inbound marketing” hizmeti sunan firmalar arttıkça biraz geride kalmış olabilirler. Verilere göre yanıt verenlerin 150’si (%25) öncelikle SEO’ya odaklandıklarını dile getirirken, 160’ı (%26.7) daha kapsamlı hizmet sunmakta.

6. Web Tasarım/ Geliştirme Ajansları SEO’yla Çok İç içe

Yanıt verenlerden en popüler üçüncü sırada yer alan SEO hizmetleri sunan bir web tasarım/ geliştirme ajansıydı. Birleşik Krallık’ta bu tür firmalar, SEO-odaklı hizmet verenlerden de daha kapsamlı inbound/organik firmalardan da daha iyi konumda.

7. Çalışanlar: Müşteriler/ Aylık Oran 1-2 Arasında

Aşağıdaki ekran resminde SurveyMonkey’deki çapraz tablo özelliğinden faydalanıldığı için danışman firma çalışanları tarafından analiz edilen aylık aktif müşteri sayısını inceleyebildim (tek seferde sadece 5 yanıt seçebilirsiniz ama veriler yine de açıklayıcı nitelikte).

Clipboard011 seo arastirmalari

8. Danışmanların Büyük Bir Çoğunluğu Küçük-Orta Çaplı İşletmeler için Hizmet Veriyor

Bu durum matematiksel olarak çok aşikâr olabilir ama ne katıldığım pazarlama konferanslarının çoğunda ne de genel olarak blog dünyasında her zaman gündemde olan bir konuydu. Dikkatler fazlasıyla en gözde markalarda yoğunlaşırken danışma dünyasında çoğu firma nispeten küçük işletmeler için hizmet vermekte. Daha büyük işletmeler için çalışanlar dahi küçük ve orta çaplı işletmelere de hizmet sunmakta. Yanıt verenlerin %41’i (köşedeki restoran gibi) küçük, yerel işletmeler için danışmanlık hizmeti vermekte.

9.    Proje Bazlı Ücretlendirme En Popüler Yöntem Olsa da Danışmanların Çoğunluğu Aylık  Vekâlet ve Saatlik Ücretleri de Sunuyor

SEO kariyerimin ilk zamanlarında proje bazlı ücretlendirme nispeten çok nadiren kullanılıyordu (ancak bu bilgiye dair bilgim dahilinde resmi bir araştırma yapılmadığı için bunu sayısal olarak ifade etmek zor). Bugün katılımcı firmaların %70’inin yanıtı proje bazlı ücretlendirme yaptıklarını gösteriyor. Hemen ardından %60’lık oranla aylık vekâlet ücretlendirmesi gelirken, saatlik ücretlendirme de %55’le onu takip etmekte.