Google Algoritma Rehberi

Archive for the ‘Sosyal Medya Pazarlaması’ Category

Sosyal Medyanın SEO Üzerindeki Etkileri

Sosyal medya” ve “SEO” kavramları, oldukça iç içe geçmiş gibi görünüyor. Bunun her ne kadar farkında olsak da, sebeplerini çoğu zaman önemsemiyor ve sadece sonuçlarına odaklanıyoruz. Fakat, sebeplerden yola çıkarak, bizi başarıya ulaştıracak sonuçlara varabiliyoruz.

Özellikle, Google’ın “Google Plus“ı piyasaya sürmesinin ardından, arama sonuç sayfasındaki değişimi bir çoğumuz farketmişizdir. Bunun nedeni de, Google ‘ın artık kişiselleştirilmiş arama sonuçlarına, organik sonuçlara oranla daha fazla önem vermesi. Yani artık, Google arama sonuçlarının, sadece  ”SEO” çalışmalarına bağlı değil, sosyal medya aktivitelerine ve kullanıcı tercihlerine bağlı olarak listelemesi. Diğer bir deyişle; Google, arama sonuçlarını, kullanıcının daha önceden tanımladığı ilgi alanlarına ya da takip ettiği kişilere göre şekillendiriyor. Bu sayede kullanıcılar, takip ettiği konulardaki son ve güncel içeriklerden haberdar olabiliyorlar.  Örneğin; Google+ içerikleri, arama sonuç sayfalarında belirgin bir şekilde yerini alıyor. Bu durum da, şunu gösteriyor ki, Google artık, organik “SEO” başarısı ile, sosyal medyadaki kondisyonları, neredeyse eş değer tutarak, buna göre sonuç listelemelerini düzenliyor. Hemen bir örnek üzerinden giderek, kafamızdaki soru işaretlerini silmeye çalışalım.

Burada, Google profilim açık bir şekilde “bilet” kelime araması yapıyorum; oBiletin 6. sırada olduğunu ve aynı zamanda kimlerin sosyal medyada bu içerik hakkında paylaşım yaptığını görüyorum.

sosyalmedya seo1 sosyal medya

Google profilimden çıkıp, tekrar arama yaptığımda ise, “bilet” kelimesinde, 6. sırada listelenen oBilet bu kez, 9. sırada listeleniyor.

sosyalmedya seo2 sosyal medya

Örnekte de açıkça görüldüğü üzere, gerek benim sosyal ağlarımda çevremde bulunan kişilerin “obilet.com” hakkında içerik paylaşmış, önermiş ya da beğenmiş olması, gerekse daha önceki arama analizlerime bağlı olarak, Google, organik sonuçlar üzerinde değişiklik yaparak, normalde 9. sırada listelenen siteyi, karşıma 6. sırada getiriyor.

Bu sonuçlara bağlı olarak, sosyal paylaşımların ( Google+’da +1′leme, Twitter’da tweetleme, Facebook’da beğenme vb.) Google arama sonuçlarında, ciddi etkilerini olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanında, kullanıcı tercihlerinin ve arama geçmişinin, arama sonuçlarında etkili olduğunu görüyoruz. Bu da, SEO stratejilerini oluşturma sürecinde oldukça önemli bir rol oynuyor. Çünkü, eğer kullanıcı Google profili açık bir şekilde aramasını yaparsa, SEO ‘nun yanında, sosyal medyanın da güçlü etkilerine bağlı olarak sonuçları görüyor. Fakat, Google profili kapalı bir şekilde arama yaptığı takdirde, hedef sitenin, tamamen saf SEO başarısı ön plana çıkıyor.

Arama sonuçlarında, sosyal medyanın, SEO üzerindeki etkilerini de gördükten sonra, sosyal medyayı da önemli ve aktif bir şekilde kullanarak nasıl sıralamalarda önemli noktalara erişebiliriz, onun üzerinde biraz durmak istiyorum.

  • Bu noktada, sosyal medya platformları arasında, özellikle Google Plus’ı aktif kullanmak, büyük önem arz ediyor. Bu nedenle, internet sitelerinin, paylaşım butonları arasına, Google+ ‘ı da eklemeleri ve içeriklerini mümkün olduğunda Google+ üzerinde de paylaşmaları, geri dönüşümler açısından oldukça faydalı olacaktır.
  • Örnekte de gördüğümüz gibi, “obilet.com” un içeriğini +1′leyen arkadaşlarım sayesinde, oBilet, sıralamada bana daha üst sıralarda görülmüştü. Bunu basit bir şekilde göz önünde bulunduracak olursak, kişileri, içeriklerimizi +1‘lemeye teşvik bile edebiliriz.
  • Eğer arama sonuçlarında listelenmesini istediğimiz içerik, sosyal medyada rağbet görmeyecek türdense, bu durumda da, SEO stratejilerini geliştirme yönünde, ekstra efor sarf edilmesi faydalı olacaktır.

Sosyal medya ve SEO’nun birbirleri ile olan etkileşimini, oldukça basitleştirerek, mümkün olduğunca anlaşılır kılmaya çalıştım. Konu hakkında düşüncelerinizi ve olursa ekleyip çıkaracaklarınızı merakla bekliyorum. Teşekkürler.

Viral Video: Tweet’i At Kurabiyeyi Kap

Sosyal Medya konusunda ülkenin en önde gelen isimlerinden birisi olan Serdar Kuzuloğlu’nu herhalde bilmeyen yoktur. Zaman zaman konuk olarak katıldığı ve TRT’de kendisinin yaptığı programlarda kendisini izlemeye çalışıyorum. Olayları son derece basit anlatan, sakin ve esprili bir tarzı var. Sosyal medya ile alakalı çok bilgili olmasına rağmen inanılmaz mütevazi. Kendisiyle hiç tanışmadım ama web sayfasında kendisiyle alakalı bilgileri okursanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Kendisinin  Facebook’ta sosyalmedyatv adında bir grubu var. Geçenlerde burada yayınladığı bir video inanılmaz hoşuma gitti ve konuyla ilgili biraz araştırma yapıp bunu paylaşmak istedim. İnsanoğlunun hayal gücünü zorlayan bu tip projeleri görmek hem şaşırtıyor hem de daha neler göreceğiz dedirtiyor.

www.seozeo.com 1 300x179 sosyal medya

İsveç’te Umea Üniversitesi Tasarım Bölümü’nda master yapan üç öğrenci Daniel Jansson, Alexis Morin ve Sharon Williams sosyal medya’nın popülerliğini de göz önüne alarak harika bir tasarım yapmışlar. Buna göre önceden belirlenmiş hashtag ile Tweet atan herkese UID Cookie Box (Kurabiye Makinesi) bir kurabiye veriyor.

Bir tane yetmez üç dört tane tweet atıp karnımı doyurayım diyenleri de düşünen alet her kullanıcı için sadece tek kurabiye veriyor, tabi Twitter’de sizin birden fazla hesabınız varsa o ayrı. Sistemin nasıl çalıştığına öğrenmek için bu video’ya göz atmanızı tavsiye ederim.

Google+ ve Firmalar İçin Önemi

Bildiğiniz gibi Google, Google+ ile sosyal ağ dünyasına hızlı bir giriş yapmıştı. Temel amacı sadece video ve resim paylaşmak olmayan Google+, kullanıcı ve firmalara birçok yeni özelikler sunuyor.

Bu özelliklerden biri Hangout. Hangout özelliği sayesinde kişiler birbirleriyle toplu videodan görüşebiliyor. Yani diyelim ki arkadaşlarınızla ders çalışmak için buluşmak yerine, hangout yardımıyla videodan arkadaşlarınızla toplu olarak görüşebiliyorsunuz. Hangout ‘un eğlenceli bir tarafı da yüzünüze animasyon karakter yerleştirebiliyorsunuz, bu da sohbetinizi daha keyifli hale getiriyor. 🙂

Bir diğer özelliği de firmalara özel Google+ hesabının arama sonuçlarında yer alması. Firmanın ismi yazıldığında sağ tarafta ücretsiz olarak plus hesabınız yer alıyor ve plus hesabınızda guncel bilgileri paylaştıkça, firma isminizle arama yapan kişi firmanızdaki guncel bilgilerden sitenize giriş yapmadan haberdar olabiliyor.

resim11 sosyal medya

Yalnız burada dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar var, mesela hesap oluştururken, sahış olarak açmamanız gerekiyor. Şirket, kurum ve kuruluş olarak hesabı oluşturmalısınız. Aşağıdaki gibi hesap oluştur sayfasından şirket olarak oluştur  seçeneği seçilmeli.

resim2 sosyal medya

Ayrıca hesabı oluşturduktan sonra o şirketin gerçek hesabı olduğuna dair Google ‘dan onay almanız gerekiyor, onaylatma işlemini kendi hesap yöneticiniz ile yapabiliriz.  Onay aldıktan sonra hesap isminizin yanında küçük bir tik  işareti yer alıyor olacak. Bu işlemlerden son düzenli post paylaşmanız yeterli, paylaşılan postlar google sağ tarafta hemen çıktığı için güncel olmalı ve doğru bilgiler içermeli. Ancak burada atlanan bir nokta, Google+’ ın diğer sosyal paylaşım siteleri gibi kullanılması, mesela şirket hesabınızdan herkese iyi bayramlar olarak bir post atılmaması gerekiyor, mümkün olduğunca şirket hakkında önemli kampanya ve haberleri paylaşmalısınız.( Arama sonuçlarından kaybolmamak için mümkün olduğunca düzenli post paylaşmanızı tavsiye ederim, çünkü belli bir süre paylaşım olmayınca guncel bilginiz olmadığı için arama sonuçlarından kaybolabilirsiniz.)

Bu işlemlere ek olarak sitenize küçük aşağıdaki Google Badge eklemeniz, sitenize Google+ ile bağlanma sayısını artırmak için önemli.  Kodu zaten üye olurken sistem otomatik olarak oluşturuyor, sadece sitenize yerleştirmeniz yeterli.

Google plus icon sosyal medya

Google Plus ’ın firmalara getirdiği bu özelliği bir çok firmanın kısa bir süre içinde kurumsal Google+ hesabı açacağını gösteriyor.

En iyi 5 Sosyal Medya Yönetimi Aracı

Sosyal medya” kavramıyla tanışalı çok uzun zaman olmasa da, bunu en iyi benimseyen milletlerden biriyiz şüphesiz ki. Hepimizin, bir çok sosyal platformda, belki de birden fazla hesabı mevcut. Bu konuda işler öyle bir boyuta geldi ki, gerek sosyal, gerekse profesyonel amaçla, sosyal medya hesaplarımızı yönetmek bile, başlı başına bir uğraş, bir sorun haline geldi. Hatta, belki de bir çoğumuzun, günlük hayatına bile müdahale eder duruma geldi. Ve ne şanslıyız ki, bizim gibi düşünen bir çok yazılımcı, bu durumun çözümünü farklı farklı programlar haline getirdiler ve bizlere sundular.  Gerek mobil, gerek masaüstü, gerekse internet tabanlı bu yazılımlardan, en beğendiklerimi ve faydalı bulduklarımı sizlerle paylaşmak, ve sosyal medyada marka yönetimi konusunda size katkıda bulunmak istedim. Sözü uzatmadan hemen başlayayım.

1) HootSuite

hootsuite 150x150 sosyal medya Bahsetmek istediğim programlardan ilki ve bana kalırsa en yararlılarından biri HootSuite. Peki nedir bu HootSuite? Aslına bakılırsa, sosyal medya yönetimi konusundaki en bilinen program olarak tanımlayabiliriz HootSuite‘i. Türkiye ‘de daha yeni yeni popüler olmaya başlasa da, özellikle Amerika ve Avrupa ‘da gerçekten oldukça büyük bir ilgi gören bu yazılımın işleyişinden biraz bahsedeyim. HootSuite ‘e, istediğiniz tüm sosyal profillerinizi senkronize edebiliyorsunuz. Yani, bir diğer deyişle, eş zamanlı olarak, birden çok sosyal medya profilinizi yönetebiliyorsunuz. Bu, hem zaman yönetimi açısından, hem de organize olmak açısından gerçekten büyük bir avantaj. Örneğin, bir paylaşımı tüm profillerinizde yapmak istiyorsanız, tek tek giriş yapmaktansa, HootSuite girerek, istediğiniz profilleri seçiyor ve eş zamanlı paylaşımlar yapabiliyorsunuz. HootSuite ‘in bir diğer güzel özelliği ise, zamanlanmış içerik atabilmeniz. Göndermek istediğiniz tweetlerinizi ya da profil postlarınızı, istediğiniz tarihe ve saate zamanlayabiliyorsunuz. Bu durum da, sosyal platformlarda zaman geçirmenizi ciddi boyutta azaltan ve zaman verimliliğinizi arttıran bir durum oluyor. Tüm bunların dışında, profesyonel kullanıma yönelik, daha pek çok farklı seçenek ve kolaylık sunan bu yazılımın, diğer özelliklerini de merak ediyorsanız, buradan incelemenizi öneririm.

hootsuite uygulama1 sosyal medya

Daha fazla vakit kaybetmeden hemen diğer uygulamaya geçelim.

2) Buffer

buffer app 150x150 sosyal medya Şimdi bahsedeceğim uygulama ise, Buffer. Bu sistemi, Facebook, LinkedIn ya da Twitter hesaplarınızla senkronize edebiliyorsunuz. Buffer, konsept olarak Hootsuite’e benzese de, ufak tefek farklılıkları ve ilgi çekici arayüzü ile ön plana çıkıyor. Buffer’da da, aynı Hootsuite’te olduğu gibi, tweetlerinizi ya da postlarınızı zamanlama şansınız var. İstediğiniz zaman aralığını, tarih ve saat olarak belirleyebiliyorsunuz. Bir diğer deyişle, peşin bir zaman ayırarak, belki de 1 yıllık tweetlerinizi ya da postlarınızı bile ayarlayabiliyorsunuz. Daha çok, kurumsal ve profesyonel kullanıma hitap eden bu özellik, gerçekten de zaman yönetimi ve organize olma açısından oldukça yararlı görünüyor. Fakat, bunun haricinde, Buffer’ı benzer sistemlerden ayıran; dikkat çeken tarafı ise, size postlayabileceğiniz içerek seçenekleri sunması. Her ne kadar Türkçe destekli bir sistem olmasa da, İngilizce olan içerik önerilerinden tercihinizi yapıp, zamanlayarak ya da anında içeriği profillerinizde yayınlayabiliyorsunuz.

Buffer ‘ın sağladığı en güzel özelliklerden biri de, sistem aracılığıyla postladığınız ya da tweetlediğiniz içeriklerin analizlerini size sunuyor olması. Örneğin, tweetlediğiniz –ya da postladığınız- bir içeriğin, kaç kere tıklandığını, kaç retweet aldığını ya da paylaşıldığını, bu sistem aracılığıyla öğrenebilirsiniz.

 3) Seesmic

seesmic 150x150 sosyal medya Sıra Seesmic ‘e geldi. Seesmic, hem web tabanlı, hem de mobil bir uygulama. Bu uygulama, daha çok twitter, facebook ve linkedin gibi sık kullanılan sosyal platformların hesaplarınının yönetiminde kullanılmakta. Bundan evvel tanıttığım diğer sistemlere oranla, kullanımı biraz daha zor ve görsel anlamda son kullanıcıya çok fazla hitap etmese de, diğer uygulamalardan farklı olarak, Windows ve Mac kullanıcıları için de, masaüstü uygulamaları bulunmakta. Ancak henüz bir Linux uygulaması geliştirmediklerini görüyoruz. Kullanım kolaylığı açısından dezavantajlı bir durumda olsa da, fonksiyonellik açısından gerek bireysel kullanıcıları, gerekse de sosyal medya ajanslarını tatmin edecek özelliklere sahip. Seesmic, tüm bunların yanında, aralarında Klout, Zendesk, Salesforce Chatter ‘ın da bulunduğu yaklaşık yüz civarında farklı üçüncü parti yazılıma entegre olarak çalışıyor.

4) TweetDeck

TweetDeck 150x150 sosyal medya Şimdi de biraz TweetDeck’ten bahsedelim. TweetDeck de, diğer uygulamalara ziyade, sadece Twitter ve Facebook hesaplarının yönetimi üzerine tasarlanmış bir uygulama. Seesmic gibi, TweetDeck ‘in de Mac ve Windows için masaüstü sürümü mevcut. Fakat bir farkı daha var. O da Chrome tarayıcınızda da uygulama olarak yer alması. Tıpkı diğer sosyal medya yöneticisi araçlar gibi, TweetDeck’te de, eş zamanlı olarak, hesaplarınızdaki hareketleri kontrol edebiliyor, yazılarınızı zamanlayabiliyorsunuz. Bunun yanında, TweetDeck’e girdiğinizde, by Twitter yazısını da logosunda göreceksiniz. Bu yeni sayılabilecek ve fazlasıyla tepki çeken bir gelişme. TweetDeck’in Amerika’daki hızlı yükselişi, geçtiğimiz yaz döneminde Twitter’ın da ilgisini çekti ve 40 milyon dolar karşılığında satın alındı. Zaten, siteye üye olduğunuz zaman, Twitter ‘ın temasıyla çok sayıda benzerlik taşıdığını siz de farkedeceksiniz. Fakat işin en çok eleştirilen, ilginç yanı da şu: Twitter, kendi platformuna bağlanmak için tasarlanmış bir uygulama olan TweetDeck ‘i neden satın aldı? 40 milyon doları daha iyi bir şekilde harcayamaz mıydı? Bu sorular üzerine, sosyal medyada her ne kadar konuşulsa da, bunun doğru ya da yanlış bir yatırım olduğunu zaman gösterecek.

5) SpredFast

spredfast 150x149 sosyal medya Yukarıda bahsettiğim platformlar, her ne kadar hem bireysel, hem de kurumsal anlamda hizmet verse de, şimdi bahsedeceğim platform, genel anlamıyla kurumsal şirketlere yönelik bir kullanıma sahip diyebiliriz. Son olarak da bu nedenle, SpredFast‘i anlatmak istiyorum. Eğer kurumsal bir çizgiye sahipseniz, bu çizgiyi, müşterilerinizin gözünde değerli ve sabit kılmak gerçekten oldukça önemli bir durum haline geliyor. Kataloglara bakıldığında, fiyat seviyesi olarak biraz yukarıda görünse de, SpredFast, özellikle şirketler ve tüzel yapılar için oldukça kaliteli sosyal medya yönetimi fırsatı sunuyor.

Diğer araçlarda da bahsettiğimiz, güncellemeleri ve içerikleri birleştirme yeteneğinin haricinde, bu uygulama kullanıcılarına sosyal medya kampanyalarını yönetip, kıyaslayabileceği bir benchmark özelliği sunuyor. Ayrıca bu kampanyaları, sektördeki diğer kampanya ve ürünlerle kıyaslayabilmenize olanak veren yönetim araçları da bulunmakta.

Analiz özelliği ise, bu hizmeti veren diğer platformlardan çokça farklılaşmış durumda. Bu özellik, paylaşılmış içerik sayısına, kampanyalara ulaşan son kullanıcı sayısına ve takipçi –izleyici- sayısına göre şekilleniyor. SpredFast, aynı zamanda, bit.ly linklerini de takip ederek, diğer sosyal medya bilgilerini toplamak açısından da önemli rol oynuyor. Tüm bu bahsedilenler, teoride karışık görünse de, SpredFast ‘in kullanıcı dostu arayüzü ve dökümantasyonu sayesinde, basit grafiklerle rahatça ifade ediliyor.

Sonuç olarak
Eğer kurumsal bir şirketseniz, ya da internetteki itibarınıza ve marka değerinize kıymet veren bir bireyseniz, uzun bir süreçten sonra, eleyerek en sona bıraktığım bu 5 platform, eminim ki oldukça işinize yarayacaktır. Gerek organize olmanız, gerekse kurumsal imajınızı kaliteli feedbackler aracılığıyla korumanız gibi avantajları sayesinde, kısa sürede vazgeçilmez kullanım alanlarınızdan biri haline geleceğini düşünüyorum. Hepsini deneyerek, size en uygun olanını seçmenizi öneririm.