Google Algoritma Rehberi

Sosyal medya” ve “SEO” kavramları, oldukça iç içe geçmiş gibi görünüyor. Bunun her ne kadar farkında olsak da, sebeplerini çoğu zaman önemsemiyor ve sadece sonuçlarına odaklanıyoruz. Fakat, sebeplerden yola çıkarak, bizi başarıya ulaştıracak sonuçlara varabiliyoruz.

Özellikle, Google’ın “Google Plus“ı piyasaya sürmesinin ardından, arama sonuç sayfasındaki değişimi bir çoğumuz farketmişizdir. Bunun nedeni de, Google ‘ın artık kişiselleştirilmiş arama sonuçlarına, organik sonuçlara oranla daha fazla önem vermesi. Yani artık, Google arama sonuçlarının, sadece  ”SEO” çalışmalarına bağlı değil, sosyal medya aktivitelerine ve kullanıcı tercihlerine bağlı olarak listelemesi. Diğer bir deyişle; Google, arama sonuçlarını, kullanıcının daha önceden tanımladığı ilgi alanlarına ya da takip ettiği kişilere göre şekillendiriyor. Bu sayede kullanıcılar, takip ettiği konulardaki son ve güncel içeriklerden haberdar olabiliyorlar.  Örneğin; Google+ içerikleri, arama sonuç sayfalarında belirgin bir şekilde yerini alıyor. Bu durum da, şunu gösteriyor ki, Google artık, organik “SEO” başarısı ile, sosyal medyadaki kondisyonları, neredeyse eş değer tutarak, buna göre sonuç listelemelerini düzenliyor. Hemen bir örnek üzerinden giderek, kafamızdaki soru işaretlerini silmeye çalışalım.

Burada, Google profilim açık bir şekilde “bilet” kelime araması yapıyorum; oBiletin 6. sırada olduğunu ve aynı zamanda kimlerin sosyal medyada bu içerik hakkında paylaşım yaptığını görüyorum.

sosyalmedya seo1 sosyal medya

Google profilimden çıkıp, tekrar arama yaptığımda ise, “bilet” kelimesinde, 6. sırada listelenen oBilet bu kez, 9. sırada listeleniyor.

sosyalmedya seo2 sosyal medya

Örnekte de açıkça görüldüğü üzere, gerek benim sosyal ağlarımda çevremde bulunan kişilerin “obilet.com” hakkında içerik paylaşmış, önermiş ya da beğenmiş olması, gerekse daha önceki arama analizlerime bağlı olarak, Google, organik sonuçlar üzerinde değişiklik yaparak, normalde 9. sırada listelenen siteyi, karşıma 6. sırada getiriyor.

Bu sonuçlara bağlı olarak, sosyal paylaşımların ( Google+’da +1′leme, Twitter’da tweetleme, Facebook’da beğenme vb.) Google arama sonuçlarında, ciddi etkilerini olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanında, kullanıcı tercihlerinin ve arama geçmişinin, arama sonuçlarında etkili olduğunu görüyoruz. Bu da, SEO stratejilerini oluşturma sürecinde oldukça önemli bir rol oynuyor. Çünkü, eğer kullanıcı Google profili açık bir şekilde aramasını yaparsa, SEO ‘nun yanında, sosyal medyanın da güçlü etkilerine bağlı olarak sonuçları görüyor. Fakat, Google profili kapalı bir şekilde arama yaptığı takdirde, hedef sitenin, tamamen saf SEO başarısı ön plana çıkıyor.

Arama sonuçlarında, sosyal medyanın, SEO üzerindeki etkilerini de gördükten sonra, sosyal medyayı da önemli ve aktif bir şekilde kullanarak nasıl sıralamalarda önemli noktalara erişebiliriz, onun üzerinde biraz durmak istiyorum.

  • Bu noktada, sosyal medya platformları arasında, özellikle Google Plus’ı aktif kullanmak, büyük önem arz ediyor. Bu nedenle, internet sitelerinin, paylaşım butonları arasına, Google+ ‘ı da eklemeleri ve içeriklerini mümkün olduğunda Google+ üzerinde de paylaşmaları, geri dönüşümler açısından oldukça faydalı olacaktır.
  • Örnekte de gördüğümüz gibi, “obilet.com” un içeriğini +1′leyen arkadaşlarım sayesinde, oBilet, sıralamada bana daha üst sıralarda görülmüştü. Bunu basit bir şekilde göz önünde bulunduracak olursak, kişileri, içeriklerimizi +1‘lemeye teşvik bile edebiliriz.
  • Eğer arama sonuçlarında listelenmesini istediğimiz içerik, sosyal medyada rağbet görmeyecek türdense, bu durumda da, SEO stratejilerini geliştirme yönünde, ekstra efor sarf edilmesi faydalı olacaktır.

Sosyal medya ve SEO’nun birbirleri ile olan etkileşimini, oldukça basitleştirerek, mümkün olduğunca anlaşılır kılmaya çalıştım. Konu hakkında düşüncelerinizi ve olursa ekleyip çıkaracaklarınızı merakla bekliyorum. Teşekkürler.

Reklamlar

Sosyal Medya konusunda ülkenin en önde gelen isimlerinden birisi olan Serdar Kuzuloğlu’nu herhalde bilmeyen yoktur. Zaman zaman konuk olarak katıldığı ve TRT’de kendisinin yaptığı programlarda kendisini izlemeye çalışıyorum. Olayları son derece basit anlatan, sakin ve esprili bir tarzı var. Sosyal medya ile alakalı çok bilgili olmasına rağmen inanılmaz mütevazi. Kendisiyle hiç tanışmadım ama web sayfasında kendisiyle alakalı bilgileri okursanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Kendisinin  Facebook’ta sosyalmedyatv adında bir grubu var. Geçenlerde burada yayınladığı bir video inanılmaz hoşuma gitti ve konuyla ilgili biraz araştırma yapıp bunu paylaşmak istedim. İnsanoğlunun hayal gücünü zorlayan bu tip projeleri görmek hem şaşırtıyor hem de daha neler göreceğiz dedirtiyor.

www.seozeo.com 1 300x179 sosyal medya

İsveç’te Umea Üniversitesi Tasarım Bölümü’nda master yapan üç öğrenci Daniel Jansson, Alexis Morin ve Sharon Williams sosyal medya’nın popülerliğini de göz önüne alarak harika bir tasarım yapmışlar. Buna göre önceden belirlenmiş hashtag ile Tweet atan herkese UID Cookie Box (Kurabiye Makinesi) bir kurabiye veriyor.

Bir tane yetmez üç dört tane tweet atıp karnımı doyurayım diyenleri de düşünen alet her kullanıcı için sadece tek kurabiye veriyor, tabi Twitter’de sizin birden fazla hesabınız varsa o ayrı. Sistemin nasıl çalıştığına öğrenmek için bu video’ya göz atmanızı tavsiye ederim.

Bildiğiniz gibi Google, Google+ ile sosyal ağ dünyasına hızlı bir giriş yapmıştı. Temel amacı sadece video ve resim paylaşmak olmayan Google+, kullanıcı ve firmalara birçok yeni özelikler sunuyor.

Bu özelliklerden biri Hangout. Hangout özelliği sayesinde kişiler birbirleriyle toplu videodan görüşebiliyor. Yani diyelim ki arkadaşlarınızla ders çalışmak için buluşmak yerine, hangout yardımıyla videodan arkadaşlarınızla toplu olarak görüşebiliyorsunuz. Hangout ‘un eğlenceli bir tarafı da yüzünüze animasyon karakter yerleştirebiliyorsunuz, bu da sohbetinizi daha keyifli hale getiriyor. 🙂

Bir diğer özelliği de firmalara özel Google+ hesabının arama sonuçlarında yer alması. Firmanın ismi yazıldığında sağ tarafta ücretsiz olarak plus hesabınız yer alıyor ve plus hesabınızda guncel bilgileri paylaştıkça, firma isminizle arama yapan kişi firmanızdaki guncel bilgilerden sitenize giriş yapmadan haberdar olabiliyor.

resim11 sosyal medya

Yalnız burada dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar var, mesela hesap oluştururken, sahış olarak açmamanız gerekiyor. Şirket, kurum ve kuruluş olarak hesabı oluşturmalısınız. Aşağıdaki gibi hesap oluştur sayfasından şirket olarak oluştur  seçeneği seçilmeli.

resim2 sosyal medya

Ayrıca hesabı oluşturduktan sonra o şirketin gerçek hesabı olduğuna dair Google ‘dan onay almanız gerekiyor, onaylatma işlemini kendi hesap yöneticiniz ile yapabiliriz.  Onay aldıktan sonra hesap isminizin yanında küçük bir tik  işareti yer alıyor olacak. Bu işlemlerden son düzenli post paylaşmanız yeterli, paylaşılan postlar google sağ tarafta hemen çıktığı için güncel olmalı ve doğru bilgiler içermeli. Ancak burada atlanan bir nokta, Google+’ ın diğer sosyal paylaşım siteleri gibi kullanılması, mesela şirket hesabınızdan herkese iyi bayramlar olarak bir post atılmaması gerekiyor, mümkün olduğunca şirket hakkında önemli kampanya ve haberleri paylaşmalısınız.( Arama sonuçlarından kaybolmamak için mümkün olduğunca düzenli post paylaşmanızı tavsiye ederim, çünkü belli bir süre paylaşım olmayınca guncel bilginiz olmadığı için arama sonuçlarından kaybolabilirsiniz.)

Bu işlemlere ek olarak sitenize küçük aşağıdaki Google Badge eklemeniz, sitenize Google+ ile bağlanma sayısını artırmak için önemli.  Kodu zaten üye olurken sistem otomatik olarak oluşturuyor, sadece sitenize yerleştirmeniz yeterli.

Google plus icon sosyal medya

Google Plus ’ın firmalara getirdiği bu özelliği bir çok firmanın kısa bir süre içinde kurumsal Google+ hesabı açacağını gösteriyor.

Sosyal medya” kavramıyla tanışalı çok uzun zaman olmasa da, bunu en iyi benimseyen milletlerden biriyiz şüphesiz ki. Hepimizin, bir çok sosyal platformda, belki de birden fazla hesabı mevcut. Bu konuda işler öyle bir boyuta geldi ki, gerek sosyal, gerekse profesyonel amaçla, sosyal medya hesaplarımızı yönetmek bile, başlı başına bir uğraş, bir sorun haline geldi. Hatta, belki de bir çoğumuzun, günlük hayatına bile müdahale eder duruma geldi. Ve ne şanslıyız ki, bizim gibi düşünen bir çok yazılımcı, bu durumun çözümünü farklı farklı programlar haline getirdiler ve bizlere sundular.  Gerek mobil, gerek masaüstü, gerekse internet tabanlı bu yazılımlardan, en beğendiklerimi ve faydalı bulduklarımı sizlerle paylaşmak, ve sosyal medyada marka yönetimi konusunda size katkıda bulunmak istedim. Sözü uzatmadan hemen başlayayım.

1) HootSuite

hootsuite 150x150 sosyal medya Bahsetmek istediğim programlardan ilki ve bana kalırsa en yararlılarından biri HootSuite. Peki nedir bu HootSuite? Aslına bakılırsa, sosyal medya yönetimi konusundaki en bilinen program olarak tanımlayabiliriz HootSuite‘i. Türkiye ‘de daha yeni yeni popüler olmaya başlasa da, özellikle Amerika ve Avrupa ‘da gerçekten oldukça büyük bir ilgi gören bu yazılımın işleyişinden biraz bahsedeyim. HootSuite ‘e, istediğiniz tüm sosyal profillerinizi senkronize edebiliyorsunuz. Yani, bir diğer deyişle, eş zamanlı olarak, birden çok sosyal medya profilinizi yönetebiliyorsunuz. Bu, hem zaman yönetimi açısından, hem de organize olmak açısından gerçekten büyük bir avantaj. Örneğin, bir paylaşımı tüm profillerinizde yapmak istiyorsanız, tek tek giriş yapmaktansa, HootSuite girerek, istediğiniz profilleri seçiyor ve eş zamanlı paylaşımlar yapabiliyorsunuz. HootSuite ‘in bir diğer güzel özelliği ise, zamanlanmış içerik atabilmeniz. Göndermek istediğiniz tweetlerinizi ya da profil postlarınızı, istediğiniz tarihe ve saate zamanlayabiliyorsunuz. Bu durum da, sosyal platformlarda zaman geçirmenizi ciddi boyutta azaltan ve zaman verimliliğinizi arttıran bir durum oluyor. Tüm bunların dışında, profesyonel kullanıma yönelik, daha pek çok farklı seçenek ve kolaylık sunan bu yazılımın, diğer özelliklerini de merak ediyorsanız, buradan incelemenizi öneririm.

hootsuite uygulama1 sosyal medya

Daha fazla vakit kaybetmeden hemen diğer uygulamaya geçelim.

2) Buffer

buffer app 150x150 sosyal medya Şimdi bahsedeceğim uygulama ise, Buffer. Bu sistemi, Facebook, LinkedIn ya da Twitter hesaplarınızla senkronize edebiliyorsunuz. Buffer, konsept olarak Hootsuite’e benzese de, ufak tefek farklılıkları ve ilgi çekici arayüzü ile ön plana çıkıyor. Buffer’da da, aynı Hootsuite’te olduğu gibi, tweetlerinizi ya da postlarınızı zamanlama şansınız var. İstediğiniz zaman aralığını, tarih ve saat olarak belirleyebiliyorsunuz. Bir diğer deyişle, peşin bir zaman ayırarak, belki de 1 yıllık tweetlerinizi ya da postlarınızı bile ayarlayabiliyorsunuz. Daha çok, kurumsal ve profesyonel kullanıma hitap eden bu özellik, gerçekten de zaman yönetimi ve organize olma açısından oldukça yararlı görünüyor. Fakat, bunun haricinde, Buffer’ı benzer sistemlerden ayıran; dikkat çeken tarafı ise, size postlayabileceğiniz içerek seçenekleri sunması. Her ne kadar Türkçe destekli bir sistem olmasa da, İngilizce olan içerik önerilerinden tercihinizi yapıp, zamanlayarak ya da anında içeriği profillerinizde yayınlayabiliyorsunuz.

Buffer ‘ın sağladığı en güzel özelliklerden biri de, sistem aracılığıyla postladığınız ya da tweetlediğiniz içeriklerin analizlerini size sunuyor olması. Örneğin, tweetlediğiniz –ya da postladığınız- bir içeriğin, kaç kere tıklandığını, kaç retweet aldığını ya da paylaşıldığını, bu sistem aracılığıyla öğrenebilirsiniz.

 3) Seesmic

seesmic 150x150 sosyal medya Sıra Seesmic ‘e geldi. Seesmic, hem web tabanlı, hem de mobil bir uygulama. Bu uygulama, daha çok twitter, facebook ve linkedin gibi sık kullanılan sosyal platformların hesaplarınının yönetiminde kullanılmakta. Bundan evvel tanıttığım diğer sistemlere oranla, kullanımı biraz daha zor ve görsel anlamda son kullanıcıya çok fazla hitap etmese de, diğer uygulamalardan farklı olarak, Windows ve Mac kullanıcıları için de, masaüstü uygulamaları bulunmakta. Ancak henüz bir Linux uygulaması geliştirmediklerini görüyoruz. Kullanım kolaylığı açısından dezavantajlı bir durumda olsa da, fonksiyonellik açısından gerek bireysel kullanıcıları, gerekse de sosyal medya ajanslarını tatmin edecek özelliklere sahip. Seesmic, tüm bunların yanında, aralarında Klout, Zendesk, Salesforce Chatter ‘ın da bulunduğu yaklaşık yüz civarında farklı üçüncü parti yazılıma entegre olarak çalışıyor.

4) TweetDeck

TweetDeck 150x150 sosyal medya Şimdi de biraz TweetDeck’ten bahsedelim. TweetDeck de, diğer uygulamalara ziyade, sadece Twitter ve Facebook hesaplarının yönetimi üzerine tasarlanmış bir uygulama. Seesmic gibi, TweetDeck ‘in de Mac ve Windows için masaüstü sürümü mevcut. Fakat bir farkı daha var. O da Chrome tarayıcınızda da uygulama olarak yer alması. Tıpkı diğer sosyal medya yöneticisi araçlar gibi, TweetDeck’te de, eş zamanlı olarak, hesaplarınızdaki hareketleri kontrol edebiliyor, yazılarınızı zamanlayabiliyorsunuz. Bunun yanında, TweetDeck’e girdiğinizde, by Twitter yazısını da logosunda göreceksiniz. Bu yeni sayılabilecek ve fazlasıyla tepki çeken bir gelişme. TweetDeck’in Amerika’daki hızlı yükselişi, geçtiğimiz yaz döneminde Twitter’ın da ilgisini çekti ve 40 milyon dolar karşılığında satın alındı. Zaten, siteye üye olduğunuz zaman, Twitter ‘ın temasıyla çok sayıda benzerlik taşıdığını siz de farkedeceksiniz. Fakat işin en çok eleştirilen, ilginç yanı da şu: Twitter, kendi platformuna bağlanmak için tasarlanmış bir uygulama olan TweetDeck ‘i neden satın aldı? 40 milyon doları daha iyi bir şekilde harcayamaz mıydı? Bu sorular üzerine, sosyal medyada her ne kadar konuşulsa da, bunun doğru ya da yanlış bir yatırım olduğunu zaman gösterecek.

5) SpredFast

spredfast 150x149 sosyal medya Yukarıda bahsettiğim platformlar, her ne kadar hem bireysel, hem de kurumsal anlamda hizmet verse de, şimdi bahsedeceğim platform, genel anlamıyla kurumsal şirketlere yönelik bir kullanıma sahip diyebiliriz. Son olarak da bu nedenle, SpredFast‘i anlatmak istiyorum. Eğer kurumsal bir çizgiye sahipseniz, bu çizgiyi, müşterilerinizin gözünde değerli ve sabit kılmak gerçekten oldukça önemli bir durum haline geliyor. Kataloglara bakıldığında, fiyat seviyesi olarak biraz yukarıda görünse de, SpredFast, özellikle şirketler ve tüzel yapılar için oldukça kaliteli sosyal medya yönetimi fırsatı sunuyor.

Diğer araçlarda da bahsettiğimiz, güncellemeleri ve içerikleri birleştirme yeteneğinin haricinde, bu uygulama kullanıcılarına sosyal medya kampanyalarını yönetip, kıyaslayabileceği bir benchmark özelliği sunuyor. Ayrıca bu kampanyaları, sektördeki diğer kampanya ve ürünlerle kıyaslayabilmenize olanak veren yönetim araçları da bulunmakta.

Analiz özelliği ise, bu hizmeti veren diğer platformlardan çokça farklılaşmış durumda. Bu özellik, paylaşılmış içerik sayısına, kampanyalara ulaşan son kullanıcı sayısına ve takipçi –izleyici- sayısına göre şekilleniyor. SpredFast, aynı zamanda, bit.ly linklerini de takip ederek, diğer sosyal medya bilgilerini toplamak açısından da önemli rol oynuyor. Tüm bu bahsedilenler, teoride karışık görünse de, SpredFast ‘in kullanıcı dostu arayüzü ve dökümantasyonu sayesinde, basit grafiklerle rahatça ifade ediliyor.

Sonuç olarak
Eğer kurumsal bir şirketseniz, ya da internetteki itibarınıza ve marka değerinize kıymet veren bir bireyseniz, uzun bir süreçten sonra, eleyerek en sona bıraktığım bu 5 platform, eminim ki oldukça işinize yarayacaktır. Gerek organize olmanız, gerekse kurumsal imajınızı kaliteli feedbackler aracılığıyla korumanız gibi avantajları sayesinde, kısa sürede vazgeçilmez kullanım alanlarınızdan biri haline geleceğini düşünüyorum. Hepsini deneyerek, size en uygun olanını seçmenizi öneririm.

Mobil pazardaki inanılmaz büyümenin ardından 2011 yılı için gelişmesi beklenen en büyük alanlardan birisi de mobil SEO. Google’ın mobil cihazlar için özel ürettiği arama motorunun sıralama kriterlerine göre optimizasyon yapmak şu sıralar oldukça popüler. Yurt dışında bir süredir aktif olan bu pazarı, kişi başına düşen mobil cihaz sayısı en yüksek ülkelerden biri olan Türkiye’de de gelişmeye oldukça müsait. Bu sebepten ötürü mobil cihazların potansiyelini farkedip, bunlar üzerine şimdiden çalışma yapmak oldukça mantıklı. Bu makalede mobil SEO için yapılması gereken işlemleri listeleyip, potansiyeli keşfetmenize yardımcı olacağım. Bu alanda hazırlanmış olan ilk Türkçe makale örneği olan bu yazıyı incelemenizi ve burada ifade edilen uygulamaları sitenize yansıtmanızı öneriyorum.

Mobil SEO nasıl yapılır?

Mobil arama motorları farklı botlara ve algoritmalara sahipler. Eğer web sitenizin mobil SEO’da önemli bir avantaj elde etmesini istiyorsanız, öncelikle mobil uyumlu bir siteye sahip olmanız gerekiyor.  HTC ,  Nokia,  Samsung ve iPhone gibi bilindik cep telefonlarında kolayca görüntülenebilen bir site yaratmış olmanız  mobil SEO’da  avantaj yakalamanızı sağlıyor. Mobil arama motorlarının kullandığı sıralama algoritmaları, standart arama motorları kadar kompleks değil. Öncelikli olarak yapmanız gereken şey,web sitenizi mobil dünyada düzgün bir şekilde görüntülenebilir hale getirmeniz. Algoritmalar da tamamen, görünülebilirliğinizi analiz etmek temeli üzerine kurulmuş vaziyette.

Mobil SEO konusunda dikkat etmeniz gereken ekstra bir SEO düzenlemesi yok. Bilindik tüm SEO çalışmalarının etkileri mobil siteler için de geçerli. Ancak mobil sitelerde başarı sağlayabilmek için farklı CSS dosyaları ile tanımlanmış stillere ihtiyacınız olacka. SEL’de de belirtildiği üzere, handheld.css ve iphone.css adında farklı iki farklıstil dosyası düzenleyip, gerekli yönlendirmeleri bu stiller için yapmalısınız.

Bu güncellemeyi yapmanıza karşın, Google hala sizi otomatik olarak çevirdiği bir web sayfası ile ziyaretçilere sunabilir. Bu durum kullanıcı tecrübesini oldukça olumsuz etkileyen bir sonuçtur. Bu sebepten ötürü, Google Mobile Bot’un sitede cache işlemi yapmasını engellemeliyiz. Bu konu bize yardımcı olacak metamızı head etiketleri arasında yazmayı unutmayalım.

[html]<meta http-equiv=”Cache-control” content=”no-cache”>[/html]

Bu kodu mobil çalışmalar için görüntülenecek sayfanıza ekleyerek Mobil SEO için yapılacak ilk adımı tamamlamış olacaksınız.

Kritik öneme sahip olan konulardan bir diğeri de site-içindeki bağlantıların aktarılış şekli. Sitenizdeki bağlantıların akıcı olması ve kesinlikle kırık link içermemesi oldukça önemli. Bu kounda hizmet veren W3C Link Checker‘ı kullanmanızı öneririm. Ayrıca mutlaka, anasayfanıza giden bir bağlantının bulunmasının gerekliliğini ve hiyeraşinin iyi dengelenmesi konusunu vurgulayalım.
Bir diğer önemli faktör ise mobil için dizayn edilen seo haritaları. Mobil site haritanızı oluşturmak için Microsys sitesinin hizmetinden faydalanabilirsiniz. Sonrasında robots.txt üzerinden site haritanızı belirtmeniz ve oluşturulan haritayı Google Webmaster Tools aracılığıyla sitenize upload etmeniz gerekmektedir. Bu konuda bilgi sahibi değilseniz; “Yeni Başlayanlar için SEO” isimli rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Özenilmeden yazılmış HTML kodları veya AJAX,JS,Flash gibi mobil cihazların çoğu tarafından desteklenmeyen teknolojilerin mobil versiyonunuzda yer almamasına dikkat etmelisiniz.

Mobil sayfanızın Google tarafından indexlenebilmesi için mutlaka sitenizin üst taraflarında bir yerden mobil versiyonunu linklemenizi öneririm. Bunu bir resim ile kombine edebileceğiniz gibi, yazı bağlantılar ile de oluşturabilirsiniz.

Mobil SEO ve Geleceği

Yurtdışındaki pek çok blogda yapılan tahminlere göre GPS odaklı lokasyon servisleri ile arama servisinin bir araya getirilerek harika bir reklam modelinin oluşturulması ve kullanıcıya güzel sonuçlar sunulması durumu sözkonusu. Hal durum böyle olunca, şimdiden kolları sıvamak farz oluyor.

mobil cihazimla yaptigim arama dikey seo

Mobil SEO ile ilgili bildiklerimi paylaşmaya çalıştım. Uzun vadede bu makaleyi de güncelleyerek size en güncel ve geçerli verileri sunmaya gayret edeceğiz. Bizi Facebook ve Twitter hesaplarınızdan takip edebileceğiniz gibi RSS beslememizi de okuyucunuza ekleyebilirsiniz.

Bugünlerde App store arenası hemen hemen eski organik arama sonuçlarının olduğu konumda sayılır. Bir mobil uygulama sahibi veya geliştiricisi olarak App store optimizasyonuyla (ASO) ilgili ne kadar çok şey biliyorsanız rakiplerinize karşı elinizde o kadar koz var demektir. Bu aynı zamanda eski tip SEO becerilerinizden faydalanmanızın oldukça kârlı bir yöntemi haline de dönüşebilir. Algoritmalar yeteri kadar gelişmemiş olduğundan rakipler onları lehlerine kullanmanın yollarını aramaktalar. Bu yönde faydalı bulduğumuz bazı bilgileri sizlerle paylaşarak daha etkin ASO taktikleri geliştirmenize yardımcı olmaya çalışacağız.

Çeşitli App Arama Motorları

Tıpkı SEO’nun eski günlerinde olduğu gibi optimize edilecek farklı farklı platformlar var fakat şansınıza bu sefer bunu her biri içi farklı app türevlerini kullanarak yapabilirsiniz. Apple App Store ve Android Market en büyükleriyken Blackberyy App World, Samsung Apps Store, Nokia Store, GetJar ve Windows Phone Marketplace sadece alternatif olabilecek türden.

Bütün app store’lar, sizden kendi teknik ve ahlaki prensiplerine göre bir app hazırlamanızı ister. Hazırladığınız app, app store’a eklendikten sonra hedefinizi üst sıralarda yer almak olarak belirleyebilirsiniz.

App’inizi kullanan büyük bir kitle yaratmanın yolu temel olarak sosyal medyadaki önerilerden ve app store’daki popüler app’ler kısmında yer almaktan ve tabii bir de arama motorlarında üst sıralarda bulunmaktan geçer. Çoğu zaman bunlar birbirini tetikleme görevi gördükleri için işe istediğiniz bir tanesinden başlayabilirsiniz.

Tarayıcı istatistikleri bile hangi mecralardan daha sıklıkla ulaşılması gerektiğini önemsetir.Bu önemseme size olumlu yönde geri dönüşler sağlayacaktır.Aşağıdaki grafik Türkiye’deki tarayıcı istatistiklerini belirtmektedir. 2.grafik ise hangi tarayıcılardan en sıklıkla APP arandığını göstermektedir.

tarayici istatistikleri ileri seviye seo

Hangi tarayıcılardan hangi oranlarda APP aranma yapıldığını aşağıdaki istatistik şemasından görebilirsiniz.

app aranma oranlari1 ileri seviye seo

App Store Listelerini Etkileyen Unsurlar

Bir app arama motorundaki sıralamanızı belirleyen unsurlar metinsel etkenler, popülarite ve derecelendirme olarak üç kola ayrılabilir. Bütün platformların kendi sıralama etkenleri ve algoritma özellikleri varken, olumlu etkenlerin özellikleri birbirlerine benzer.

Metinsel Sıralama Etkenleri

App Adı

App’inizin adı en önemli etkendir. Akılda kalıcı olmasının yanı sıra içerikle ilgili bilgi de vermelidir ve en önemli arama kelimesini de temsil etmesi gerekir. Örneğin sadece “Angry Birds!”ü kullanmaktansa “Angry Birds: Aksiyon oyunu!” daha etkili olabilir. Bazı motorlarda da listelerde alfabetik sıralama sistemi kullanıldığı için A ile veya bir sayıyla başlayan isimler mantıklı bir seçim olabilir.

App Yayıncısı

Yayıncı adı da anahtar kelimeleri içerebilir veya şirketinizin farklı alt bölümlerinin adı altında yayınlamayı dahi düşünebilirsiniz. “Badabing Finansal App’ler” ve “Badabing Navigasyon Sistemleri” bu arama terimleri açısından üst sıralarda yer almanıza yardımcı olur.

Anahtar Kelimeler ve Tanım

Anahtar kelimelerin bolca kullanıldığı terimler normal SEO metinlerine benzer ancak sıralama konusunda popülarite çok önemli bir yer tuttuğu için endekslemenizi sağlayabilecek halihazırda var olan popüler konuları da (popüler app adları, popüler insanlar, abartılı haberler ve daha fazlası) tercih edebilirsiniz. Kusursuz bir metin, ekran resmi, app simgesi ve tanıtım videoları ile bezenmiş bir tanımla insanları app’inizi yüklemeye ikna etmeniz hiç de zor olmaz.

Popülarite Sıralamasında Etkili Olan Unsurlar

Çoğu app platformu için sıralamayı etkileyen en önemli faktör yükleme trendleri ve yüklenme miktarına dayanır.

Şimdiye kadar yapılmış yüklemeler

Şimdiye kadar app’inizi yüklemiş olan makinelerin sayısı neredeyse bütün platformlarda kayıtlıdır ve gösterilir de. Yükleme sayısının fazla olması daha üst sıralara çıkmanıza yardımcı olur ve daha fazla yükleme için potansiyel kullanıcılara güven aşılar.

Ancak yükleme sayısının fazlalığı tek önemli etkense, iyi bir sayıya ulaşmış olanların içi rahatken yeni app sahiplerine hiç şans tanınmamış olur. Neyse ki, yeniler de çoğu app store tarafından görüntülenen ve kullanılan en çok yüklenenler kısmından yararlanabilirler.

Büyüme Oranlarını Ekleme

Kısa bir süre zarfında app’inizin yüklenme sayısı çok artarsa hem kapsamlı hem de sınıflandırılmış popülarite listelerinde yerinizi alırsınız. Bu aynı zamanda app tanımınız ve yorumlarınızda anahtar kelimeler kullanıldığında da üst sıralarda yer almanıza yardımcı olur.

Çoğu app store büyüme oranınızı dikkate alır ve bir önceki hafta önceki aydan daha önemlidir. Bu yeniler için pek adil olmayacağından bazı app store’lar büyüme yüzdelerinizi ve zamanla gösterdiğiniz istikrarlı büyüme oranlarını da göz önünde bulundurmaktadır.

Son Yüklemeler, Silinenler, Etkin Yüklemeler

Suistimalleri engellemek için indirilen toplam app sayısındansa o anki indirilme sayısını dikkate almak daha mantıklı olur. Bunu görebilen app store’lar insanların app’inizden memnun olup olmadığını ve kaç kişinin app’i sildiğini de görebilirler.

App store algoritmaları üzerinde yapılan bazı çalışmalar hangi platformlarda yüklenme sayısındaki hızlı düşüşün sıralamalarda da düşüşe sebep olduğunu göstermektedir. Görünüşe göre sadece birkaç platform etkin yüklemelere bakıyor. Bir makine güncelleme yapmıyorsa veya sunucuyla hiç bağlantıya geçmiyorsa aynı zamanda etkin de değildir.

Sıralamayı Etkileyen Unsurlar

Derecelendirilme ve Yorumlar

Derecelendirilme ve yorumlar çoğu app store’da mevcuttur fakat sıralamanızı etkileme konusunda çok farklı sonuçlar verirler. Çok azı arama motorlarında bir anahtar kelimeyle yapılan aramaya karşılık yorum metnini çıkarır.

Özgün kelimelerle yapılan bir test hangi platformların bunu kullandığını gösterir. Derecelendirme çoğu store tarafından sıralamaları iyi veya kötü yönde değiştirmek için kullanılır fakat hepsinin etki derecesi farklıdır. Android Market da Google Plus onaylama ve “uygunsuz olarak işaretleme” sistemini kullanmaktadır.

Özel Listeler

Her app store’un kendi sıralamasını gösterdiği ek listeleri dikkatle inceleyin. “Kullanıcılar bunu da yükledi” ve “Kullanıcılar bunu da inceledi” pek etkileyici görünmese de ilgili anahtar kelimeler için sıralamada yer almak çok iyi bir başlangıç olabilir. “Editörün seçimi” ise hala daha idare edilmesi zor bir alan ama hepsi için çözüm yolları bulmaya çalışıyoruz.

Kârlı mı?

Mobil işletme türleri zaten mükemmel, hacmi büyük, müşterileri sadık ve app store rekabeti oldukça düşük seviyede seyrediyor. Bu yenilik SEO ve sosyal medyaya aşina olanlar için çok büyük fırsatlar sunuyor. O zaman, rekabet başlasın!

1) Linklerin Tespiti

Google’ın yeni aracı ile linklere ait sorumluluğunuzu reddedebildiğinizi belirtmiştik. Ancak elbette linklerin tamamını sizin bulmanız ve Google’a iletmeniz gerekiyor. Bu linkleri bulabilmek için kullanacağınız çok sayıda backlink analiz aracı mevcut. Bu adıma başlamadan önce, geçtiğimiz ay ekibimizden Tuğçe’nin en iyi backlink analiz araçlarını tanıttığı yazısını mutlaka incelemelisiniz. Bu yazıda tanıtılan 8 araç içerisinde, bizim de Türkiye partneri olduğumuz SEOmoz’un OpenSiteExplorer adlı aracı ilk alternatifiniz olabilir. Bir diğer alternatif olan Majestic SEO ile çok daha kapsamlı analizler yaparak daha geniş bir veriye ulaşılabileceğini -StoneTemple’ın verilerine göre- söyleyebiliriz. Öncelikle, çok kapsamlı data analizleri yapmanızı sağlayacak ücretli backlink sağlayıcıları OpenSiteExplorer & Majestic SEO ile başlayalım.

Open Site Explorer

Sisteme giriş yaptıktan hemen sonra, SEOmoz üyeliğinizle giriş yapmalısınız. Site adresinizle ilgili araştırmayı yaptıktan sonra analiz ekranını inceleyebilirsiniz. Sitenize doğru gelen linkleri ekran gördükten sonra, detaylı bir inceleme yapabilmek için biz SEO analistlerinin olmazsa olmazı Excel’e aktarmamız gerekiyor. Bunu yapabilmek için site ile ilgili gerekli analizi yaptıktan hemen sonra OpenSiteExplorer’da CSV çıktısını almalısınız. Analiz ekranının, sağ tarafında bulunan bu buton üzerinden tüm verilere ulaşmak mümkün.

opensiteexplorer csv ciktisi almak ileri seviye seo

Majestic SEO

Benzer bir raporu da Majestic SEO aracılığıyla oluşturabilirsiniz. Sitenizi sorguladıktan hemen sonra rapor oluşturma ekranı üzerinden çıktı alabilirsiniz. Ancak bu işlemi tüm siteler için yapmak istiyorsanız, servisin ücretli üyeliğine sahip olmanız gerekiyor. Alternatif olarak, eğer site sahibi olduğunuzu doğrularsanız kolayca ve ücretsiz olarak rapor oluşturabilirisiniz.

 

majestic seo csv ileri seviye seo

Google Webmaster Tool

Son alternatif ise Google Webmaster Tools tarafından sağlanıyor ve tamamen ücretsiz. Analizlerin kısıtlı olması sebebiyle çok tercih edilmeyen Google Webmaster Tools’un Harici Linkler Aracı‘nı analizlerinize alternatif olarak kullanabilirsiniz . Hesabınıza giriş yaptıktan sonra, sitenizi seçerek Trafik sekmesindeki “Sitenize Bağlantılar” bölümüne ulaşmanız gerekiyor. 500 satır olarak tüm linkleri listeledikten sonra, aşağıdaki görselde de belirttiğimiz üzere “Bu Tabloyu İndirin” tıklayarak CSV çıktısını alabilirsiniz.

ucretsiz backlink analizi ileri seviye seo

 

2) Linklerinizi Excel’e Aktarın

Rapor çıktılarını aldıktan sonra verileri Excel’e yüklemeye hazırız. Biz ajans olarak SEOmoz’u kullandığımız için bu örneğimizi de OpenSiteExplorer üzerinden veriyor olacağız. Excel’in herhangi bir sürümünde, Data ekranı üzerinden “Get External Data” bölümündeki “From Text” alanına yönleniyoruz. Excel’i farklı bir dilde kullananlar için, nasıl ulaşabileceğinize yönelik ufak bir görsel hazırladık.

excel import csv ileri seviye seo

Hemen akabinde “Delimited” yani “Sınırlı/Ayırılmış” olarak seçtikten hemen sonra, comma yani virgül ile ayırılmış olarak seçerek daha fazla ilerlemeden “Finish” butonunu tıklayarak içerik yükleme işlemimizi tamamlıyoruz.

virgul ile ayirilmis yukleme ileri seviye seo

Gördüğünüz üzere web sitenize ait olan tüm linkler kolonlara ayrılmış olarak karşınızda duruyor. Ciddi bir hacklink saldırısına uğradıysanız, buradaki linkleri tespit edebilmek adına Excel’deki verileri kullanarak en kalitesiz linkleri el ile belirleyerek bir not defteri belgesi içerisinde toplayabilirsiniz. Buradan sonraki aşamada ise bu linkleri Google tarafına bildirmek kalıyor.

3) Linkleri Google ile Paylaşın

Linklerin tam bir listesini elde ettikten sonra, Google Webmaster Tools‘a giriş yaparak, Disavow Links alanına ulaşıyoruz. Eğer birden fazla siteyi Google Webmaster Tools hesabınıza eklediyseniz, linkleri reddetmek istediğiniz alan adını seçmeniz gerekiyor. Tam bu alanda, bu işlemin oldukça riskli bir işlem olduğuna ve şayet emin değilseniz kesinlikle bu aracı kullanmamanız gerektiğini anlatan bir bildirim ile karşılaşıyorsunuz.

Burada hazırlamanız gereken liste tam olarak şu şekilde. Söz gelimi; abc.com sitesinin tamamından size zararlı link çıkışları yapılıyorsa, mutlaka “domain:abc.com” olarak belirtmeniz gerekiyor. Buradaki tüm linkleri tek tek girmeniz, bazı linkleri göz ardı etmeniz anlamına gelebilir. Bu yüzden domain seviyesinde bir link reddi en isabetli sonucu sağlayacaktır. Eğer sadece bir alan adından verilen, bir kaç linkten rahatsız iseniz doğrudan doğruya link adresinizi ekleyebilirsiniz.

Bir örnek ile pekiştirmek gerekirse;

link reddetme ileri seviye seo

şeklinde hazırlanmış bir link listesi ile; sizehacklinkverensite.com ‘dan ve diğer tüm alt sayfalarından gelen tüm linkleri doğrudan reddetmiş olacaksınız. Ancak http ve https ile başlayan diğer iki farklı sitede sadece belirtilen linkleri reddetmiş olacaksınız.

Umarım hacklink ve diğer Google manüplasyonları hakkında bilgi veren ayrıntılı bir yazı olmuştur. Konu hakkındaki sorularınızı ve yorumlarınızı bekliyoruz!